Âhiret Hayatı

Cennet ile İlgili Âyetler

Cennet nimetleri ve oraya girecek olanlar.

53 âyet

وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ كُلَّمَا رُزِقُوا۟ مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍۢ رِّزْقًۭا ۙ قَالُوا۟ هَٰذَا ٱلَّذِى رُزِقْنَا مِن قَبْلُ ۖ وَأُتُوا۟ بِهِۦ مُتَشَٰبِهًۭا ۖ وَلَهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌۭ مُّطَهَّرَةٌۭ ۖ وَهُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

vebeşşiri-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti enne lehüm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. küllemâ ruziḳû minhâ min ŝemeratir rizḳan ḳâlû hâẕe-lleẕî ruziḳnâ min ḳablü veütû bihî müteşâbihâ. velehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherâtüv vehüm fîhâ ḫâlidûn.

İman eden ve iyi işler yapanlara, kendileri için zemininden ırmaklar akan cennetler bulunduğu müjdesini ver. Onlara cennetteki meyvelerden biri rızık olarak her sunulduğunda, “Bu daha önce de bize rızık olarak verilendir” derler. O kendilerine, benzer şekilde verilmiştir. Ayrıca orada kendileri için tertemiz eşler de vardır ve orada onlar sonsuza kadar kalıcıdırlar.

Tevbe Suresi, 72. âyet 9:72 · 10. cüz

وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةًۭ فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍۢ ۚ وَرِضْوَٰنٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ أَكْبَرُ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

ve`ade-llâhü-lmü'minîne velmü'minâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ vemesâkine ṭayyibeten fî cennâti `adn. veriḍvânüm mine-llâhi ekber. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedî olarak kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve adn cennetlerinde güzel meskenler vaad etmiştir. Allah’ın rızâsı ise hepsinden büyüktür, işte büyük bahtiyarlık da odur.

Rahmân Suresi, 46. âyet 55:46 · 27. cüz

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

velimen ḫâfe meḳâme rabbihî cennetân.

Rabbinin huzurundan korkan kimse için çifte cennet vardır.

Rahmân Suresi, 47. âyet 55:47 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 48. âyet 55:48 · 27. cüz

ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ

ẕevâtâ efnân.

İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunur.

Rahmân Suresi, 49. âyet 55:49 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 50. âyet 55:50 · 27. cüz

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

fîhimâ `aynâni tecriyân.

İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.

Rahmân Suresi, 51. âyet 55:51 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 52. âyet 55:52 · 27. cüz

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ

fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.

İkisinde de her meyveden farklı türler bulunur.

Rahmân Suresi, 53. âyet 55:53 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 54. âyet 55:54 · 27. cüz

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ

müttekiîne `alâ füruşim beṭâinühâ min istebraḳ. vecene-lcenneteyni dân.

(Cennettekiler) içleri atlasla dokunmuş sergiler üzerine kurulmuşlardır. Bu iki cennetin de meyveleri kolayca erişilebilecek yakınlıktadır.

Rahmân Suresi, 55. âyet 55:55 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 56. âyet 55:56 · 27. cüz

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ

fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

Oralarda eşinden başkasına bakmayan kadınlar vardır ki onlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.

Rahmân Suresi, 57. âyet 55:57 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 58. âyet 55:58 · 27. cüz

كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

keennehünne-lyâḳûtü velmercân.

Sanki onlar yakut ve mercandır.

Rahmân Suresi, 59. âyet 55:59 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Rahmân Suresi, 60. âyet 55:60 · 27. cüz

هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ

hel cezâü-l'iḥsâni ille-l'iḥsân.

İyiliğin karşılığı da ancak işte böyle iyiliktir.

Rahmân Suresi, 61. âyet 55:61 · 27. cüz

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Vâkıa Suresi, 10. âyet 56:10 · 27. cüz

وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

Önde olanlar; (erdem, amel ve ödülde) önde olanlar;

Vâkıa Suresi, 11. âyet 56:11 · 27. cüz

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

ülâike-lmüḳarrabûn.

İşte onlar nimetlerle dolu cennetlerde Allah’a en yakın olanlardır.

Vâkıa Suresi, 12. âyet 56:12 · 27. cüz

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

fî cennâti-nne`îm.

İşte onlar nimetlerle dolu cennetlerde Allah’a en yakın olanlardır.

Vâkıa Suresi, 13. âyet 56:13 · 27. cüz

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

ŝülletüm mine-l'evvelîn.

Çoğu önce gelip geçmişlerden;

Vâkıa Suresi, 14. âyet 56:14 · 27. cüz

وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

Birazı da sonrakilerdendir.

Vâkıa Suresi, 15. âyet 56:15 · 27. cüz

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ

`alâ sürurim mevḍûneh.

Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.

Vâkıa Suresi, 16. âyet 56:16 · 27. cüz

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.

Vâkıa Suresi, 17. âyet 56:17 · 27. cüz

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ

yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.

Vâkıa Suresi, 18. âyet 56:18 · 27. cüz

بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ

biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.

Vâkıa Suresi, 19. âyet 56:19 · 27. cüz

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

Bundan dolayı ne baş ağrısına tutulurlar ne de sarhoş olurlar.

Vâkıa Suresi, 20. âyet 56:20 · 27. cüz

وَفَٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

Beğendikleri meyvelerle,

Vâkıa Suresi, 21. âyet 56:21 · 27. cüz

وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

Ve canlarının çektiği kuş etleriyle.

Vâkıa Suresi, 23. âyet 56:23 · 27. cüz

كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

Saklı inciler misali.

Vâkıa Suresi, 24. âyet 56:24 · 27. cüz

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

cezâem bimâ kânû ya`melûn.

Yaptıklarının karşılığı olarak.

Vâkıa Suresi, 25. âyet 56:25 · 27. cüz

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

Orada ne boş bir söz işitirler ne de günaha sokacak bir şey.

Vâkıa Suresi, 26. âyet 56:26 · 27. cüz

إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا

illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

Sadece şu söz: “Size esenlikler, size mutluluklar!”

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍۢ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

inne-l'ebrâra yeşrabûne min ke'sin kâne mizâcühâ kâfûrâ.

İyiler ise içindekine güzel koku katılmış bir kadehten içecekler;

عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًۭا

`ayney yeşrabü bihâ `ibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.

Bir su kaynağı ki Allah’ın has kulları istedikleri yerlere akıtarak ondan bol bol içerler.

يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًۭا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًۭا

yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.

Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler ve dehşeti her yerde hissedilen bir günden korkarlar.

وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًۭا وَيَتِيمًۭا وَأَسِيرًا

veyuṭ`imûne-ṭṭa`âme `alâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.

Onlar, kendileri (yemek) istedikleri halde yiyeceği yoksula, yetime ve esire ikram ederler.

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءًۭ وَلَا شُكُورًا

innemâ nuṭ`imüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

(Ve şöyle derler:) “Biz sizi Allah rızâsı için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.

İnsân Suresi, 10. âyet 76:10 · 29. cüz

إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًۭا قَمْطَرِيرًۭا

innâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen `abûsen ḳamṭarîrâ.

Biz, dehşetli, çetin bir günde rabbimizden korkarız.”

İnsân Suresi, 11. âyet 76:11 · 29. cüz

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةًۭ وَسُرُورًۭا

feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

Bu tutumları sebebiyle Allah onları o günün dehşetinden korur; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sürur verir.

İnsân Suresi, 12. âyet 76:12 · 29. cüz

وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةًۭ وَحَرِيرًۭا

vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.

Sabretmelerine karşılık onları cennetle ve ipekli giysilerle ödüllendirir.

İnsân Suresi, 13. âyet 76:13 · 29. cüz

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًۭا وَلَا زَمْهَرِيرًۭا

müttekiîne fîhâ `ale-l'erâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

Orada koltuklara kurulurlar. Ne yakıcı güneş görürler orada ne de dondurucu soğuk.

İnsân Suresi, 14. âyet 76:14 · 29. cüz

وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًۭا

vedâniyeten `aleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.

Ağaçların gölgesi hemen üzerlerinde, meyveleri emirlerine âmâde kılınmış.

İnsân Suresi, 15. âyet 76:15 · 29. cüz

وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍۢ مِّن فِضَّةٍۢ وَأَكْوَابٍۢ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠

veyüṭâfü `aleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.

Her birinin etrafında gümüş kaplar, billûr kadehler, gümüş beyazlığında şeffaf kupalar dolaştırılır; ölçülerini de isteklerine göre belirlerler.

İnsân Suresi, 16. âyet 76:16 · 29. cüz

قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍۢ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًۭا

ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.

Her birinin etrafında gümüş kaplar, billûr kadehler, gümüş beyazlığında şeffaf kupalar dolaştırılır; ölçülerini de isteklerine göre belirlerler.

İnsân Suresi, 17. âyet 76:17 · 29. cüz

وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًۭا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

veyüsḳavne fîhâ ke'sen kâne mizâcühâ zencebîlâ.

Ayrıca kendilerine orada zencefil karışımlı dolu bir kadeh sunulur.

İnsân Suresi, 18. âyet 76:18 · 29. cüz

عَيْنًۭا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلْسَبِيلًۭا

`aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.

Oradaki selsebil denilen bir pınardan.

İnsân Suresi, 19. âyet 76:19 · 29. cüz

۞ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًۭا مَّنثُورًۭا

veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.

Her birinin etrafında ölümsüz gençler pervane olur. Baktığında onları etrafa saçılmış inciler sanırsın.

İnsân Suresi, 20. âyet 76:20 · 29. cüz

وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًۭا وَمُلْكًۭا كَبِيرًا

veiẕâ raeyte ŝemme raeyte ne`îmev vemülken kebîrâ.

Orada etrafa göz gezdirdiğinde benzersiz nimetler ve muhteşem bir saltanat ­görürsün.

İnsân Suresi, 21. âyet 76:21 · 29. cüz

عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌۭ وَإِسْتَبْرَقٌۭ ۖ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍۢ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًۭا طَهُورًا

`âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.

Oradakilerin üzerlerinde yeşil renkli, ince ve kalın ipek elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir, rableri onlara tertemiz bir içecek verir;

İnsân Suresi, 22. âyet 76:22 · 29. cüz

إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءًۭ وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا

inne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne sa`yüküm meşkûrâ.

“Bunlar sizin ödülünüzdür, çabanız boşa gitmemiştir.”

Âhiret Hayatı bölümündeki diğer konular

Buradaki âyetler bu konunun başlıca örnekleridir, tamamı değildir. Konu ile âyet eşleştirmesi elle yapılmıştır; meâl Diyanet İşleri Başkanlığı Kur'an Yolu meâlidir. Bir âyetin tam olarak ne dediğini anlamak için tefsirine bakmak gerekir; her sûrenin başında tefsir bağlantısı verilmiştir.

Paylaş:

← Konu Fihristi · Gelişmiş Arama · Sûreler