Secde Âyetleri ve Tilâvet Secdesi

Kur'ân-ı Kerîm'de okunduğunda ya da işitildiğinde secde edilmesi gereken 14 âyet vardır. Bu sayfada secde âyetinin ne olduğu, tilâvet secdesinin nasıl yapıldığı ve âyetlerin tam listesi yer alır.

Secde âyeti nedir?

Kur'ân-ı Kerîm'de Allah'a secde etmeyi teşvik eden, secde edenleri öven ve secde etmeyenleri kınayan pek çok âyet bulunur. Hz. Peygamber'in bunlardan bir kısmının okunması üzerine secde ettiğine dair rivayetler nakledilmiş; bu âyetler secde âyetleri (azâimü's-sücûd) diye anılmıştır. Bu âyetler okunduğunda ya da işitildiğinde yapılan secdeye tilâvet secdesi denir.

"Âdemoğlu secde âyetini okuyup secde edince şeytan ağlar ve, 'Yazıklar olsun bana! Âdemoğlu secdeyle emrolundu da hemen secde etti, cennet onundur; ben secdeyle emrolundum, ama secde etmekten kaçındım, bana da cehennem vardır' diyerek oradan uzaklaşır." Müslim, "Îmân", 133; İbn Mâce, "İkāmetü's-salât"

Hükmü nedir?

Tilâvet secdesi Hanefî mezhebine göre okuyana ve dinleyene vâciptir. Diğer üç Sünnî mezhebe (Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî) göre ise sünnettir. Ca'ferîler Secde, Fussılet, Necm ve Alak sûrelerindeki secdenin farz, diğerlerinin sünnet olduğu görüşündedir.

Dinleyen için de geçerlidir. Hanefî mezhebinde secde âyetini yalnız okuyan değil, işiten kimse de secde ile yükümlüdür — âyeti dinlemek niyetiyle bulunmasa bile.

Tilâvet secdesi nasıl yapılır?

Secde âyeti namaz dışında okunmuşsa Hanefî, Mâlikî ve Hanbelîler'in bir görüşüne göre tilâvet secdesinin tek rüknü vardır, o da secdenin kendisidir:

  1. Niyet edilir; abdestli olmak, kıbleye yönelmek ve avret yerlerini örtmek — namazdaki gibi — şarttır.
  2. Eller kaldırılmaksızın bir defa "Allāhü ekber" denilerek secdeye varılır.
  3. Secdede üç defa "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" denir.
  4. Yine "Allāhü ekber" denilerek secdeden kalkılır.

Secdede tesbih, hamd ve dua edilebilir. Namaz kılmanın mekruh olduğu üç vakit dışında her vakitte yapılabilir; ancak unutulma ihtimaline karşı uzun süre ertelenmemelidir. Namazı bozan hususlar tilâvet secdesini de bozar; bozulan secdenin Hanefîler'e göre kazâsı gerekir.

Secde âyetlerinin tam listesi

Hanefî mezhebine göre 14 âyettir. Âyet numaralarında bazı görüş farkları bulunur; ilgili âyetlerde bu ayrıca belirtilmiştir.

  1. إِنَّ ٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَيُسَبِّحُونَهُۥ وَلَهُۥ يَسْجُدُونَ ۩

    "Rabbinin katında bulunanlar bile O’na kulluk etmek hususunda kibre kapılmazlar, O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler."

  2. 2. Ra'd Suresi, 15. âyet 13:15 · 13. cüz

    وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًۭا وَكَرْهًۭا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ ۩

    "Göklerde ve yerde bulunanlar ve bunların gölgeleri sabah akşam, isteseler de istemeseler de Allah’a secde ederler."

  3. 3. Nahl Suresi, 50. âyet 16:50 · 14. cüz

    يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩

    "Onlar, yüceler yücesi bildikleri rablerinden korkar, kendilerine buyurulanı yerine getirirler."

  4. وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًۭا ۩

    "Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar; Kur’an onların saygısını arttırır."

    Bazı âlimlere göre bu surenin 107. âyetinde

  5. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۢ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ ۚ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًۭا وَبُكِيًّۭا ۩

    "İşte bunlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu, Âdem’in soyundan gelen peygamberler; Nûh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımız, İbrâhim ve İsrâil’in (Ya‘kūb) soyundan gelenler ve doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerden olup, kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlar."

  6. 6. Hac Suresi, 18. âyet 22:18 · 17. cüz

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌۭ مِّنَ ٱلنَّاسِ ۖ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ ۗ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ ۩

    "Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O’na secde etmektedir! Niceleri de azabı hak etmiştir. Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandırabilecek birisi yoktur. Kuşkusuz Allah dilediğini yapar."

  7. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًۭا ۩

    "Onlara, “Rahmân’a secde edin” denildiğinde, “Rahmân da neymiş! Biz, senin istediğin şeye secde eder miyiz?” derler ve bu istek onları haktan daha da uzaklaştırır."

  8. 8. Neml Suresi, 26. âyet 27:26 · 19. cüz

    ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ ۩

    "Oysa büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur.”"

    Bazı âlimlere göre bu surenin 25. âyetinde

  9. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًۭا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩

    "Âyetlerimize yürekten inananlar ancak o kimselerdir ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve rablerini hamd ile tesbih ederler."

  10. قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ ۖ وَإِنَّ كَثِيرًۭا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌۭ مَّا هُمْ ۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًۭا وَأَنَابَ ۩

    "Dâvûd şöyle dedi: “Senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle doğrusu sana karşı haksızlık etmiştir. Zaten aralarında ortaklık ilişkileri bulunanların çoğu birbirine haksızlık ederler; yalnız iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapmakta olanlar böyle değildir; ama onlar da o kadar az ki!” Dâvûd (böyle bir temsil ile) kendisini sınadığımızı anladı. Bunun üzerine rabbinden kendisini bağışlamasını dileyerek secdeye kapandı ve bütünüyle O’na yöneldi."

  11. فَإِنِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فَٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُۥ بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ ۩

    "Şayet kibirlerine yediremezlerse bilsinler ki rabbinin katında bulunanlar bıkıp usanmadan, gece gündüz O’nu tesbih etmektedirler."

    Bazı âlimlere göre bu surenin 37. âyetinde

  12. فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩

    "Haydi artık Allah için secdeye kapanıp kulluk ediniz."

  13. وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ ۩

    "Kendilerine Kur’an okunduğu zaman saygıyla yere kapanmıyorlar."

  14. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب ۩

    "Sakın onun isteğine uyma! Secdeye kapan ve Allah’a yakınlaş."

Mezhep farkı

Hac Suresi, 77. âyet

"Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye kapanın, rabbinize ibadet edin, dünya ve âhiret için faydalı işler yapın ki kurtuluşa eresiniz."

Şâfiî mezhebine göre burada da secde vardır; Hanefî mezhebinde sayılmaz

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, "Tilâvet Secdesi" maddesi — islamansiklopedisi.org.tr ↗

Bu sayfadaki hüküm bilgileri anılan maddeye dayanmaktadır. Mezhepler arasında görüş farkları bulunduğundan, kendi durumunuza ilişkin bir tereddütte Din İşleri Yüksek Kurulu'na başvurmanız tavsiye edilir.