Vedâ Hutbesi

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hicretin 10. yılında (632) Vedâ Haccı sırasında Arafat'ta, yüz binden fazla müslümana îrad ettiği hutbe. Peygamberliğinin son yılında söylediği bu sözler, bir vasiyet niteliği taşır.

Hutbe ne zaman ve nerede okundu?

Hz. Peygamber, hicretin 10. yılında yaptığı ve sonradan Vedâ Haccı diye anılan hac ibadeti sırasında, Zilhicce ayının 9. günü Arafat'ta devesinin üzerinde bu konuşmayı yapmıştır. Sözleri, kalabalığın duyabilmesi için sahâbîler tarafından tekrar edilerek yayılmıştır. Bu hacdan yaklaşık üç ay sonra vefat etmiştir.

Hutbenin Ana İlkeleri

Can, Mal ve Namus Dokunulmazlığı

İnsanın canı, malı ve onuru, kutsal ay ve beldeler kadar dokunulmazdır; her türlü tecavüzden korunmuştur.

Faizin Kaldırılması

Faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Hz. Peygamber ilk olarak kendi amcası Abbas'ın faiz alacağını kaldırmıştır.

Kan Davalarının Sona Ermesi

Câhiliye kan davaları kaldırılmıştır. İlk kaldırılan, yine Peygamber'in kendi yakını Rebîa'nın kan davasıdır.

Kadın Hakları

Kadınlar Allah'ın emaneti olarak alınmıştır; haklarının gözetilmesi ve bu konuda Allah'tan sakınılması emredilmiştir.

Emanetin Sahibine Verilmesi

Yanında emanet bulunan herkes onu sahibine iade etmekle yükümlüdür.

Irk Üstünlüğünün Reddi

Arabın Arap olmayana, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâdadır.

Kardeşlik

Müminler kardeştir; birinin malı gönül rızası olmadıkça diğerine helâl değildir.

İki Emanet

Allah'ın kitabı ve Peygamber'in sünneti — bu ikisine sarılan yolunu şaşırmaz.

Vedâ Hutbesi — Tam Metni

"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

Emanet ve Faiz

Ashâbım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashâbım! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bugünden itibaren faizcilik kaldırılmıştır. Câhiliyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdülmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

Kan Davaları ve Şeytan

Ey insanlar! Câhiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdülmuttalib'in torunu Rebîa'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Bugün şeytan, sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hâkimiyet kurma gücünü ebediyen kaybetmiştir. Fakat siz, bu kaldırdığım şeyler dışında küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Kadın Hakları

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helâl kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır.

Kardeşlik ve Hak

Ashâbım! Müminler ancak kardeştirler. Bir müminin malı, kendisinin gönül hoşnutluğu olmadıkça, başka bir mümine helâl olmaz. Sakın zulmetmeyiniz! Herkes ancak kendi işlediği suçtan sorumludur; baba oğlunun, oğul da babasının suçundan sorumlu tutulamaz.

Ashâbım! Nefsinize de zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İki Emanet

Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum; onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur'ân-ı Kerîm ve Peygamberinin sünnetidir.

Üstünlük Ölçüsü

Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir ve böylece bütün müslümanlar kardeştirler. Bir müslümana kardeşinin kanı da malı da helâl olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâdadır, Allah'tan korkmaktadır. Allah katında en değerliniz, O'ndan en çok korkanınızdır.

Şahit Ol Yâ Rab!

Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Sahâbe-i kirâm hep birden şöyle dediler: "Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun, diye şehâdet ederiz!"

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şehâdet parmağını göğe kaldırarak, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu:

"Şâhit ol yâ Rab! Şâhit ol yâ Rab! Şâhit ol yâ Rab!"

Metin ve kaynaklar hakkında

Bugün okunan bütünlüklü Vedâ Hutbesi metni, tek bir rivayete dayanmaz. Hz. Peygamber Vedâ Haccı boyunca Arafat, Minâ ve başka duraklarda konuşmuş; bu konuşmalar hadis ve siyer kaynaklarındaki ayrı ayrı rivayetlerden derlenerek bir araya getirilmiştir. Bu yüzden farklı yayınlarda cümle sırası ve bazı ifadeler değişebilir. Aşağıdaki eserler hutbenin bölümlerinin geçtiği başlıca kaynaklardır.

  • Buhârî, "Hac", 132; "İlim", 37; "Bed'ü'l-halk", 8
  • Müslim, "Hac", 147; "Kasâme", 29
  • Ebû Dâvûd, "Menâsik", 56
  • Tirmizî, "Tefsîru'l-Kur'ân", 9; "Fiten", 2
  • İbn Mâce, "Menâsik", 76; "Fiten", 2
  • Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, V, 73
  • İbn Hişâm, es-Sîre; Taberî, Târîh

Türkçe metin, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında yaygın olarak kullanılan tercümeye dayanmaktadır.

Paylaş:

Ayrıca bakınız: Vedâ Haccı · Peygamber Efendimiz · Hadis-i Şerifler · İslam Tarihi · Sahabeler