سُورَةُ اللَّيۡلِ

Leyl Suresi

92. sure · 21 ayet · Mekkî

📖 Mushafta aç 595. sayfa
Leyl Suresi hakkında göster

Adının anlamı: Leyl, gece demektir

Mekke döneminde inmiştir. 21 âyettir. Leyl, gece demektir

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı — özgün sayfa ↗

1 ↗

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ

(Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun,

2 ↗

وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,

3 ↗

وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,

4 ↗

إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ

Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.

5 ↗

فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

6 ↗

وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

7 ↗

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ

Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

8 ↗

وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ

Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

9 ↗

وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

10 ↗

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ

Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

11 ↗

وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

12 ↗

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

13 ↗

وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ

Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

14 ↗

فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ

Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.

15 ↗

لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى

O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

16 ↗

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

17 ↗

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

18 ↗

ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

19 ↗

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ

O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

20 ↗

إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

21 ↗

وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı. Ses: Mişari Râşid el-Afâsî.