سُورَةُ البَلَدِ

Beled Suresi

90. sure · 20 ayet · Mekkî

📖 Mushafta aç 594. sayfa
Beled Suresi hakkında göster

Adının anlamı: Sûre, adını ilk âyetteki “el-Beled” kelimesindenalmıştır. Beled, şehir, belde demektir

Mekke döneminde inmiştir. 20 âyettir. Sûre, adını ilk âyetteki “el-Beled” kelimesindenalmıştır. Beled, şehir, belde demektir

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı — özgün sayfa ↗

1 ↗

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

Yemin ederim şu beldeye;

2 ↗

وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

Senin de içinde oturmakta olduğun o kente;

3 ↗

وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ

Ana babaya ve bunlardan meydana gelen çocuklara!

4 ↗

لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

Hiç kuşkusuz biz insanı zahmetli bir hayat için yarattık.

5 ↗

أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ

O, hiçbir kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

6 ↗

يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا

“Pek çok mal harcadım” diyor.

7 ↗

أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor?

8 ↗

أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ

Ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi?

9 ↗

وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ

Ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi?

10 ↗

وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

Ve ona iki yolu göstermedik mi?

11 ↗

فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

Fakat o, sarp yolu göze alamadı.

12 ↗

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ

O sarp yol nedir, bilir misin?

13 ↗

فَكُّ رَقَبَةٍ

Köle âzat etmektir.

14 ↗

أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ

Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ­doyurmaktır.

15 ↗

يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ

Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ­doyurmaktır.

16 ↗

أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ

Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ­doyurmaktır.

17 ↗

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

Sonra iman edip birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

18 ↗

أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

İşte bunlar hakkın ve erdemin yanında olanlardır.

19 ↗

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Âyetlerimizi inkâr edenler ise bâtılın ve erdemsizliğin yanında olanlardır.

20 ↗

عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ

Onların hakkı, üzerlerine kapatılmış bir ateştir.

Meal: Kur'an Yolu Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı. Ses: Mişari Râşid el-Afâsî.