سُورَةُ البُرُوجِ

Bürûc Suresi

85. sure · 22 ayet · Mekkî

📖 Mushafta aç 590. sayfa
Bürûc Suresi hakkında göster

Adının anlamı: Sûre, adını birinci âyetteki “el-Bürûc”kelimesinden almıştır. Bürûc, burçlar demektir.

Mekke döneminde inmiştir. 22 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Bürûc”kelimesinden almıştır. Bürûc, burçlar demektir.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı — özgün sayfa ↗

1 ↗

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ

Burçlarla dolu göğe andolsun,

2 ↗

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,

3 ↗

وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ

Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

4 ↗

قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

5 ↗

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

6 ↗

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ

O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

7 ↗

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ

O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

8 ↗

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.

9 ↗

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ

Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.

10 ↗

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

11 ↗

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan, cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

12 ↗

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.

13 ↗

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.

14 ↗

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ

O, çok bağışlayandır, çok sevendir.

15 ↗

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ

Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.

16 ↗

فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ

Dilediğini mutlaka yapandır.

17 ↗

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

18 ↗

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

19 ↗

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ

Hayır, inkar edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.

20 ↗

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ

Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

21 ↗

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ

Hayır o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.

22 ↗

فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ

O korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı. Ses: Mişari Râşid el-Afâsî.