سُورَةُ العَلَقِ

Alak Suresi

96. sure · 19 ayet · Mekkî

📖 Mushafta aç 597. sayfa
Alak Suresi hakkında göster

Adının anlamı: Sûre, adını ikinci âyette geçen “alak”kelimesinden almıştır.

Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “alak”kelimesinden almıştır.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı — özgün sayfa ↗

1 ↗

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ

Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.

2 ↗

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ

Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.

3 ↗

ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ

Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

4 ↗

ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ

Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

5 ↗

عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

6 ↗

كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ

Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

7 ↗

أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ

Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

8 ↗

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ

Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

9 ↗

أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ

Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) menedeni gördün mü?

10 ↗

عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) menedeni gördün mü?

11 ↗

أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ

Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa!

12 ↗

أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ

Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa!

13 ↗

أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!

14 ↗

أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

(Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!

15 ↗

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!

16 ↗

نَاصِيَةٍۢ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍۢ

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!

17 ↗

فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!

18 ↗

سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!

19 ↗

كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب ۩

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!

Meal: Diyanet Vakfı Meâli — Türkiye Diyanet Vakfı. Ses: Mişari Râşid el-Afâsî.