1.

Ravi: Rafi' İbnu Hadic

Bir seferde Resulullah (sav) ile birlikte idik. (Bu esnada) bir deve huysuzluk edip kaçtı. Peşine düştüler. Ama takipçileri yordu. Bir adam deveye bir ok gönderdi. Derken Allah (cc) onu durdurdu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Bu hayvanların kaçkınları var, tıpkı vahşi kaçkınlar gibi. Onlardan biri size galebe çalacak olursa, ona böyle davranın!" dedi. Ben; "Ey Allah'ın Resulü, biz yarın düşmanla karşılaşacağız, yanımızda (hayvan kesecek) bir bıçağımız yok. (Hin-i hacette) kamışla keselim mi?" diye sordum. Bana: "Bolca kanı akıtılan ve üzerine Allah'ın ismi zikredilenin etini yeyiniz. Diş ve tırnak(la kesmek caiz) değildir. Size (bunun sebebini) söyleyeceğim; "Diş kemiktir, tırnak ise, Habeşlilerin bıçağıdır."

Buhari, Şirket 3, 16, Cihad 191, Zebaih 15, 18, 20, 23, 36, 37 Müslim, Edahi 21, (1968) Tirmizi, A
2.

Ravi: Nafi'

Ka'b İbnu Malik (ra) bir oğlundan, İbnu Ömer'e anlatırken şunları işitmiştir: "Babası kendisine haber vermiştir ki: Davar güden cariyeleri, bir koyunun ölmek üzere olduğunu görmüş, derhal bir taş kırarak, onunla koyunu kesmiştir. Babası ailesine: "Ondan yemeyin. Resulullah (sav)'a sorayım" demiş ve sormuştur. Resulullah (sav) yemelerini emretmiştir."

Buhari, Zebaih 18,19, Vekalet 4 Muvatta, Zebaih 4, (2, 489)
3.

Ravi: Cabir

Kavmimden biri bir veya iki tavşan avladı. Bunları taşla kesti. Resulullah (sav)'dan soruncaya kadar astı. Efendimiz (sav) yemesini emretti."

Tirmizi, Zebaih 1, (1472)
4.

Ravi: Ata İbnu Yesar

Beni Hariseli bir adamdan rivayet eder ki: "Bu zat bir sağmal deveyi gütmekte iken ölmek üzere oldugunu farkeder. Beraberinde, hayvanı kesebilecek bir şey de bulamaz. Eline geçirdiği bir kazığı devenin ümmüğüne saplar, kanını akıtır. Sonra durumu Resulullah (sav)'a haber verir. Efendimiz yemesini söyler."

Muvatta, Zebaih 3, (2, 489) Ebu Davud, Edahi 16, (1823) sahih Nesai, Dahaya 19, (7, 226)
5.

Ravi: Zeyd İbnu Sabit

Bir kurt bir koyunu dişlemişti, derhal keskin bir taşla kestiler. Resulullah (sav) yenmesine ruhsat verdi.

Nesai, Dahaya 18, (7,225)

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.