1.

Ravi: Ebu'l Uşera Üsame

Ebu'l Uşera Üsame İbnu Malik İbnu Kahtam babasından anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü," dedim, "kesme işi sadece boğazdan ve gırtlaktan (lebbe) değil midir, (hayvanın başka yerinden de olur mu?)" Şu cevabı verdi: "(Mızrağını hayvanın) dizine saplarsan sana o da kifayet eder." (Tirmizi: "Bu, zaruret haline mahsustur" der. Ebu Davud da: "Bu, (yüksekten) düşen bir hayvanın kesimiyle ilgilidir" demiştir)

2.

Ravi: İbnu Abbas

Elinde (tasarrufunda) olduğu halde (normal kesişten) seni aciz bırakan şey av gibidir." (Yine İbnu Abbas), kuyuya düşen bir deve hakkında: "Neresinden gücün yeterse kes!" demiştir. Hz. Ali, İbnu Ömer ve Hz. Aişe (ra) de bu görüşte idiler. İbnu Abbas, İbnu Ömer ve Enes (ra): "Boğazdan kesmeye başlayınca (acele sebebiyle) başı kopuverse bunda bir beis yok. Ancak, ense tarafından kesilmişse yenmez, baş kopsa da kopmasa da farketmez" demiştir.

Buhari, Zebaih 23, (Bir babın başlığında zikretmiştir)
3.

Ravi: El-Hudri

Resulullah (sav)'a sorularak dendi ki: "Biz deve, sığır ve davarı karınlarında cenin olduğu halde boğazlıyoruz. Cenini yiyelim mi, atalım mı?" Şu cevabı verdi: "Dilerseniz yiyin. Zira onların tezkiyesi (temiz ve helal olmaları) annelerinin tezkiyesine tabidir."

4.

Ravi: İbnu Ömer

Bir deve kesildiği zaman karnındaki yavrunun tezkiyesi, devenin tezkiyesine tabidir, yeter ki yavrunun hilkati (bütün uzuvlarının çıkmasıyla) tamamlanmış, tüyleri de bitmiş olsun. Yavru annenin karnından çıkınca (yine de hemen) kesilir, ta ki içteki kan çıksın."

Muvatta, Zebaih 8, (2,490)

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.