İstincanın Adabı

32 rivayet

1.

Ravi: Ebu Musa

Bir gün Resulullah (sav)'la birlikte idim. Aleyhissalaltu vesselam küçük abdest bozmak ihtiyacını duymuşta. Hemen bir duvarın dibine, kumlu toprak bulunan bir noktaya gelip abdest bozdular. Sonra da: "Sizden biri, küçük abdest bozmak isteyince bevli için uygun bir yer arasın!" buyurdular.

3.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav): "İki lanetten korkun." buyurdular. Ashab: "İki lanet de nedir?" diye sorunca, açıkladılar: "İnsanların yollarına abdest bozanla, gölgelerine abdest bozanlardır."

Müslim, Teharet 68, (269) Ebu Davud, Taharet 14, (25) sahih
4.

Ravi: Muaz

Ebu Davud, Hz. Muaz (ra)'dan şu rivayeti kaydetmiştir: "Lanete sebep olan üç yere abdest bozmaktan kaçının: Su yollarına, işlek yollara ve gölgeliklere."

5.

Ravi: Abdullah İbnu Sercis

Resulullah (sav) (yer üzerindeki haşerat) deliklerine akıtmayı yasakladı. Katade'ye: "Bu deliklere akıtmak niye mekruh kılındı?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Bunların cinlere ait meskenler olduğu söyleniyordu."

Ebu Davud, Taharet 16, (29) zayif Nesai, Taharet 30, (1,33,34)
7.

Ravi: Ümeyme Bintu Rukiyye

Resulullah (sav)'ın karyolasının altında bulundurduğu hurma kütüğünden bir çanağı vardı. Geceleyin ona küçük abdest bozardı.

Ebu Davud, Taharet 13, (24) sahih Nesai, Taharet 28, (1, 31)
8.

Ravi: Ebu Eyyub

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Helaya gittiğiniz vakit, (abdest bozarken) kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönmeyin. Fakat yüzünüzü doğuya ve batıya dönderin." Ebu Eyyub der ki: "Şam'a gelince helaların yönlerinin hep kıble cihetine inşa edildiğini gördük. Onları (kullanırken yönünü yan çeviriyor, ayrıca Allah'tan mağfiret de diliyorduk."

Buhari, Vudu 11, Salat 29 Müslim, Taharet 59, (264) Ebu Davud, Taharet 4, (9) sahih Tirmizi, Taharet 6
9.

Ravi: Ebu Eyyub

İmam Malikin bir rivayeti şöyledir: "Ebu Eyyub (ra) Mısır'da iken demiştir ki: "Vallahi bu kiryas denen kenefleri nasıl kullanacağımı bilemiyorum. Zira Resulullah (sav): "Biriniz büyük veya küçük abdest bozunca kıbleye yönelmesin, arka fercini de çevirmesin." demişti."

Muvatta, Kıble 1, (1, 193)
10.

Ravi: Mervan el-Asgar

İbnu Ömer (ra)'i devesini kıble istikametine ıhtırmış, sonra onun duldasına çömelip deveye doğru yönelerek akıtıyorken gördüm. Kendisine: "Ey Ebu Abdirrahman, bu tarz akıtmaktan nehyedilmedik mi?" dedim. "Evet, ama bundan, açık arazide nehyedildik. Seninle kıble arasında sana perde olan birşey varsa bu durumda akıtmanda bir beis yok!" dedi.

11.

Ravi: İbnu Ömer

Bir ihtiyacım için, (bir gün kız kardeşim Hz.) Hafsa (ra)'nın evinin damına çıkmıştım. Resulullah (sav)'ı yüzünü Şam'a, arkasını da kıbleye çevirmiş olarak kaza-yı hacet yapıyor gördüm.

Buhari, Vudu 12, 14, Humus 4 Müslim, Taharet 62, (266) Muvatta, Kıble 3, (1, 193, 194)
12.

Ravi: İbnu Ömer

Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Abdullah anlatıyor: "Halk: "Kaza-yı hacet için çömelince ne kıbleye karşı ne de Mescid-i Aksa'ya yönelme" demektedir. Halbuki ben, bir işim için Hafsa (ra)'nın evinin damına çıkmıştım..." Gerisi aynen devam eder.

Müslim, Taharet 61, (266)
13.

Ravi: Huzeyfe

Ben Resulullah (sav) ile beraber idim. Bir kavmin küllüğüne gelince durup, ayakta küçük abdest bozdu.

14.

Ravi: Ebu Vail

Ebu Musa (ra) küçük abdest hususunda çok titiz davranır (üzerine sıçrantı değmemesi için azami gayreti gösterirdi. O kadar ki) küçük abdestini bir şişe içerisine bozar ve: "Beni İsrail'den birinin bedenine sidik değecek olsa, adam kirlenen derisini bıçakla kazırdı" derdi. (Bunu işiten) Huzeyfe (ra) dedi ki: "Arkadaşınızın titizliği bu kadar ileri götürmemesini tercih ederim. Ben, Resulullah (sav)'la bir beraberliğimizi hatırlıyorum. Beraber yürüyorduk. Derken bir kavmin bir duvar gerisindeki küllüğüne rastladık. Resulullah (sav), tıpkı sizden birinin ayakta bevletmesi gibi durup ayakta bevletti. Ben bu esnada kendilerinden uzaklaşmak istedim. Bana yakın durmamı işaret buyurdu. Geri gelip, hemen arkasmda dikilip abdestini bozuncaya kadar bekledim."

Buhari, Vudu 62, 60, 61, Mezalim 27 Müslim, Taharet 73, 74, (273) Ebu Davud, Taharet 12, (23) sahih
15.

Ravi: Nafi'

İbnu Ömer (ra)'ı ayakta bevlederken gördüm.

Muvatta, Taharet 112, (1, 65)
16.

Ravi: Ömer

Ben ayakta abdest bozarken, Resulullah (sav) beni gördü ve: "Ey Ömer, ayakta akıtma" buyurdu. Ondan sonra hiç ayakta akıtmadım.

Tirmizi, Taharet 8, (12)
17.

Ravi: Abdullah İbnu Ömer

Ubeydullah, Nafi'den, o da Abdullah İbnu Ömer (ra)'den anlattığına göre, Hz. Ömer (ra): "Ben müslüman olduğum zamandan beri ayakta abdest bozmadım!" demiştir. (Tirmizi: "Bu, Hz. Ömer'den daha sıhhatli olan rivayettir. Önceki rivayet zayıftır" der. Keza ilaveten der ki: "Ayakta abdest bozma yasağı tedib içindir, tahrim için değil."Yine der ki: "İbnu Mes'ud (ra)'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kişinin ayakta akıtması, nefsine karşı işlediği bir kabalıktır.")

Tirmizi, Taharet 8, (12)
18.

Ravi: Aişe

Size kim, Resulullah (sav)'ın ayakta bevlettiğini söylerse, sakın onu tasdik etmeyin. O, daima çömelerek abdest bozardı.

Tirmizi, Taharet 8, (12) Nesai, Taharet 25, (1, 26)
19.

Ravi: Abdullah İbnu Cafer

Bir gün Resulullah (sav) beni, bineğinin terkine bindirdi. Bana halktan kimseye söylemiyeceğim bir sözü sır olarak söyledi. Resulullah (sav)'ın kaza-ı hacet için perdelendiği şeylerin O'na en hoş geleni ya bir tümsek veya bir hurma kümesiydi.

Müslim, Hayz 79, (342) Ebu Davud, Cihad 47, (2549) sahih
20.

Ravi: Abdurrahman İbnu Hasene

Resulullah (sav), elinde kalkan gibi bir şey olduğu halde bize doğru geldi ve onu yere bıraktı. Sonra onun gerisine çömelip ona doğru küçük abdest bozdu. Yanımızdakilerden biri: "(Resululah'a) bakın tıpkı kadınlar gibi abdest bozuyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam bu sözü işitmişti: "Benİ İsrail'in arkadaşının başına geleni işitmedin mi" dedi ve devam etti: "Onlara idrar bulaşınca, bıçakla idrarın değdiği yeri kazıyorlardı. Arkadaşları onları bu tatbikattan yasakladı. Bu adam, yasaklaması sebebiyle kabrinde azaba uğradı."

Ebu Davud, Teharet 11, (22) ihtilafli Nesai, Taharet 26, (1,26-28)
21.

Ravi: Ebu Said

Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle demişti: "İki kişi beraberce helaya gidip, avretleri açık kaza-yı hacet ederken konuşmasınlar. Zira Allah Teala Hazretleri, bu hale gadab eder."

22.

Ravi: Enes

Resulullah (sav) kaza-yı hacette bulunmak istediği zaman yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.

Ebu Davud, Taharet 6, (14) ihtilafli Tirmizi, Taharet 10, (14)
23.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim gözüne sürme çekerse teklesin. Bu sözümü kim tutarsa işi en güzel şekilde yapmış olur, tutmayana bir mahzur yok. Kim abdest bozduktan sonra taş kullanarak temizlenirse teklesin. Kim böyle yaparsa güzel yapar, kim de yapmazsa bir mahzur yok. Kim yemek yer ve dişlerinin arasından bir şey çıkarırsa onu dışarı atsın, kim de diliyle çıkarmışsa onu yesin. Kim bu söylediğimi yaparsa güzel yapar, kim de yapmazsa bir mahzur yok. Kim helaya giderse (imkan nisbetinde) tesettürde bulunsun, (kuytu bir yer) bulamazsa, hiç olmazsa kum (taş vs.den) bir tümsek yapıp ona arkasını dönsün, zira şeytan, insanoğlunun makadlarıyla (oturak kısmıyla) oynar. Kim bunu yaparsa en güzelini yapmış olur, yapamayana bir beis yok."

25.

Ravi: Selman

Ravi, anlattığına göre, müşrikler kendisine: "Sizin arkadaşınızın (sav) sizlere helada abdest bozmayı bile öğrettiğini görüyoruz" demişlerdir. O da onlara şöyle cevap vermiştir: "Evet, doğrudur. Resulümüz (sav), bizi sağ elimizle istinca yapmaktan nehyetti, büyük veya küçük abdest bozarken, kıbleye yönelmektende nehyetti. Abdest bozduktan sonra istinca ederken kurumuş hayvan mayısını veya kemiği kullanmamızı da nehyetti ve dedi ki: "Sizden kimse, üç taştan daha azı ile istinca etmesin."

Müslim, Taharet 57, (262) Tirmizi, Taharet 12, (16) sahih Ebu Davud, Taharet 4, (7) sahih Nesai, Taharet 37
26.

Ravi: Cabir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz istincada taş kullanırsa teklesin.

Müslim, Taharet 24, (239)
27.

Ravi: Ebu Katade

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz bevlederken zekerini sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle istinca etmesin, (su içerken) kabın içine solumasın."

Buhari, Vudu 18, 19, 25 Müslim, Taharet 63, (267) Ebu Davud, Taharet 18, (31) sahih Tirmizi, Taharet, 1
29.

Ravi: İbnu Mes'ud

Hz. Osman (ra)'ı işittim. Diyordu ki: "Resulullah'a biatta kullandığım sağ elle, müslüman olduğum o günden beri zekerime hiç değmedim." Bu söz, "O, sağ eliyle hiç istincada bulunmamıştır" şeklinde tefsir edilmiştir. [Rezin tahriç etmiştir. İbnu Mace, Taharet 15. (311).]

31.

Ravi: Enes

Resulullah (sav) helaya girince: "Allahümme inni eüzü bike mine'l-hubsi ve'l-habais, (Ya Rabbi! Pislikten ve pislenmekten sana sığınırım) derdi.

32.

Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) buyurmuştur ki: "Şu kenefler, (cin ve şeytanların) hazır bulundukları yerlerdir. Öyleyse biriniz helaya girince: "Euzu billahi mine'l-hubsi ve'l'habais" (Pislikten ve pislenmekten Allah'a sığınırım) desin.

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.