حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ قَالَ أَبُو الزُّبَيْرِ سَمِعْتُ عُبَيْدَ بْنَ عُمَيْرٍ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا حَقُّ الإِبِلِ فَذَكَرَ نَحْوَهُ زَادَ " وَإِعَارَةُ دَلْوِهَا " .
Ubeyd b. Umeyr'den; demiştir ki: Bir adam: Ya Resûlellah! Develerin hakkı nedir? diye sordu. Râvî önceki (1660.) hadisin benzerini zikretti ve buna "develerin kova larını ariyet olarak verirsin" sözünü ekledi. Bu Hadis'i Müslim de zekât bahsinde tahric etti
📖 Sünen-i Ebû Dâvûd, 1661. hadis