Taate Yönelik Nezir

15 rivayet

1.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kim Allah'a itaat etmeye nezrederse hemen itaat etsin. Kim de Allah'a isyan etmeye nezrederse, sakın isyan etmesin."

Buhari, Eyman 28 Muvatta, Nüzur 8, (2, 476) Ebu Davud, Eyman 22, (3289) sahih Tirmizi, Nüzur 2, (1526)
2.

Ravi: İbnu Abbas

Bir kadın hastalanmıştı. Şöyle bir nezirde bulundu: "Allah Teala hazretleri bana şifa verirse, buradan gidip Mescid-i Aksa'da namaz kılacağım." Sonra kadın iyileşmişti. Hemen yol hazırlığı yaptı. Hz. Meymune (ra)'ye geldi, selam verip kararını anlattı. Meymune, kadına: "Hele otur, hazırladığını (burada) ye, Resulullah (sav)'ın mescidinde namaz kıl. Zira ben O'nun şöyle söylediğini işittim: "Şu mescidimde kılınan bir namaz, Ka'be Mescidi hariç bütün mescidlerde kılınan bir namazdan daha hayırlıdır."

Müslim, Hacc 510, (1396)
3.

Ravi: Cabir

Fetih günü bir adam kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü" dedi, "Ben aziz ve celil olan Allah'a nezirde bulundum ve dedim ki: "Eğer Mekke'nin fethini sana müyesser ederse, Beytu'l-Makdis'te iki rekat namaz kılacağım." Resulullah (sav) adama: "Sen şurada kıl!" cevabında bulundu. Adam talebini tekrar etti. "Sen şurada kıl" buyurdu. Adam bir kere daha tekrar edince: "Öyleyse sen bilirsin" buyurdular.

4.

Ravi: Hakim İbnu Ebi Hürre el-Eslemi

Anlattığına göre, İbnu Ömer (ra)'in -önceden belirttiği bir günde oruç tutmaya nezreden bir kimsenin, nezrettiği o günü, Kurban veya Ramazan bayramlarına rastladığı takdirde, nezrini yerine getirip getirmeyeceği hususunda- şöyle dediğini işitmiştir: "Resulullah (sav)'da sizin için güzel örnek vardır. O, ne Kurban ne de Ramazan bayramlarında oruç tutmamıştır. Üstelik o günlerde oruç tutmayı uygun da görmemiştir." Soru sahibi sorusunu tekrar edince İbnu Ömer: "Resulullah (sav) nezre uymayı emretmiştir, iki bayram gününde oruç tutmayı da nehyetmiştir" demiştir. Soru sahibi sorusunu yine tekrar edince eski cevabına ilavede bulunmamıştır.

Buhari, Eyman 32, Savm 67 Müslim, Siyam 142, (1139)
5.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) hutbe verirken, güneşte ayakta duran bir adam gördü. Bunun niye orada durduğunu sordu. "Bu Ebu İsrail'dir, güneşte durarak oruç tutmaya, yiyip içmemeye, gölgede oturmamaya ve konuşmamaya nezretmiştir!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Ona söyleyin! Gölgelensin ve konuşsun, ancak orucunu tamamlasın" buyurdular.

Buhari, Eyman 31 Muvatta, Eyman 6, 2, 475) Ebu Davud, Eyman 23, (3300) sahih
6.

Ravi: İbnu Ömer

(Babam) Ömer (ra) (bir gün) dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü! Ben cahiliye devrinde bir gün itikat yapmayı nezretmiştim. -Bir rivayette Mescid-i Haram'da bir gece denmiştir.- [Bunu ifa etmem gerekir mi?]" Resulullah (sav): "Nezrini yerine getir!" buyurdular.

Buhari, İ'tikaf 5, 15, 16, Humus 19, Megazi 54, Eyman 29 Müslim, Eyman 27, (1656) Ebu Davud, Eyman
7.

Ravi: Ukbe İbnu Amir

Kızkardeşim, Beytullah'a yalın ayak yürüyerek gitmeye nezretmişti. Bu hususta Resulullah'a sormamı talep etti. Ben de sordum. Aleyhissalatu vesselam: "Yürüsün ve binsin!" buyurdular.

Buhari, Cezau's-Sayd 27 Müslim, Nezr 11, (1644) Ebu Davud, Eyman 23, (3293, 3294, 3299) zayif Nesai, Ey
8.

Ravi: Ukbe İbnu Amir

Tirmizi'nin rivayetinde şu ziyade vardır: "...ayağı çıplak ve başı da örtüsüz olarak Resulullah: "[Allah, kızkardeşinin meşakkati sebebiyle bir şey yapacak değildir.] Ona emredin, başını örtsün, hayvanına binsin, (kefaret olarak) üç gün oruç tutsun" buyurdu.

9.

Ravi: İbnu Abbas

Ukbe'nin kızkardeşi, yürüyerek hacc yapmaya nezretmişti. Ukbe onun bu işi yaya olarak yapamayacağını Resulullah (sav)'a söyledi. Aleyhissalatu vesselam: "Allah, kızkardeşinin yayan yürümesinden müstağnidir. Binsin ve bir deve kurban etsin!" buyurdular. [Bir rivayette: "Allah, kızkardeşinin Beytullah'a yayan yürümesi sebebiyle bir şey yapacak değildir" buyrulmuştur.

10.

Ravi: Enes

Resulullah (sav), iki oğlunun omuzlarına ardılmış olarak yürümekte olan bir ihtiyar görmüştü. "Bunun derdi ne de böyle yürüyor" diye sordu. "Yürümeye nezretmiş!" dediler. "Şurası muhakkak ki, Allah bu biçarenin kendine eziyet etmesinden müstağnidir" buyurdular ve hayvanına binmesini emrettiler.

Buhari, Eyman 31, Sayd 27 Müslim, Nüzur 9, (1642) Ebu Davud, Eyman 23, (3301) sahih Tirmizi, Nüzur 9, (
11.

Ravi: Aişe

Kim "malım Ka'be yolunda feda olsun!" diye nezrederse, ona yemin kefareti gerekir. Kim de bağışlayacağı malı tayin edip belirlerse, o malı çıkarması gerekir, hatta bu mal üçte bir den fazla bile olsa. [Bu hadisin "...yemin kefareti gerektirir" ibaresine kadar olan kısmını, Muvatta'da İmam Malik tahric etmiştir. Geri kalan kısmım ise Rezin tahric etmiştir.]

Muvatta, Nüzur 17, (2, 48l)
12.

İmam Malik'ten rivayete göre, kendisine, "malım Allah yolunda sadakadır" diyen kimse hakkında sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Üçte birini sadaka yapar. Zira, Aleyhissalatu vesselam, Ebu Lübabe (ra): "Günah işlemiş bulunduğum kavmimin yurdunu terkedip, sana mücavir olacağım. Malımı da Allah ve Resulü'ne tasadduk edeceğim" dediği vakit: "Bu maldan üçte birinin bağışı sana kifayet eder" demişti."

Muvatta, Nüzur 16, (2, 481)
13.

Ravi: Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi

Bir kadın (gelerek): "Ey Allah'ın Resulü! Ben senin yanibaşında def çalmaya nezrettim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Nezrini yerine getir!" buyurdular.

14.

Ravi: Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi

Rezin şu ziyadeyi kaydetti: "Kadın dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü! Çıktığın gazveden sağ-salim ganimetle dönersen sana (zafer alameti olarak) def çalıvereceğim diye nezrettim!" Resulullah (sav) bu talep üzerine: "Eğer nezretti isen haydi nezrini yerine getir, yoksa böyle bir şey yapma!" buyurdular." [Rezin'in ziyadesi İbnu Hibban'ın Sahih'inde geçmektedir (6, 286-287).]

Rezin
15.

Ravi: Sabit İbnu'd-Dahhak

Bir adam, Resulullah (sav)'a: "Ben şu şu yerde bir kurban kesmeye nezrettim!" dedi. Zikrettiği yer cahiliye insanlarının kurban kestikleri bir yerdi. Aleyhissalatu vesselam: "Orada, kendisine ibadet edilen cahiliye putlarından biri var mı?" diye sordu. Adam: "Hayır!" deyince: "Pekiyi orada, onların bayramlarından bir bayram kutlanıyor mu?" diye sordu. Adam yine "hayır!" deyince; "Öyleyse nezrini yerine getir!" emrettiler.

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.