Secdeler Üzerine Fasıl - Tilavet Secdesi

14 rivayet

1.

Ravi: İbnu Abbas

Şad süresi azaim-i sücud'dan değildir.Nitekim ben Resulullah (sav)'ı o sürede secde edip: "Davud (as) bu secdeyi tevbe secdesi olarak yaptı, biz ise şükür olarak yapıyoruz!" dediğini işu cevabı verdi: "Hayır! Ancak, umre yapmanız faziletli bir ameldir."

2.

Ravi: İbnu Ömer

Resulullah (sav), içerisinde secde ayeti olan süreyi okur, (ayetler geldikçe) secde ederdi, biz de secde ederdik. Öyle ki (izdiham sebebiyle) namaz dışı vakitlerde alnımızı koyacak secde yeri bulamadığımız olurdu.

Buhari, Sücudu'l-Kur'an 9, 8, 12 Müslim, Mesacid 103, (575) Ebu Davud, Salat 333, (1411, 1412, 141
3.

Ravi: Rebi'a İbnu Abdillah

Hz. Ömer (ra) cuma günü, minber üzerinde (hutbe verirken) Nahl süresini okumuş, secde ayetine gelince, minberden inip secde yapmış, halk da onunla birlikte secdeye kapanmıştır. Müteakip cumada da (aynı şekilde) aynı sureyi okumuş, secde ayetine gelince: "Ey insanlar, biz secde ayetlerine uymuyoruz. (Bunlar okununca) kim secde ederse isabet eder, kim de secde etmezse üzerine günah yoktur" der ve Hz. Ömer (ra) secde etmez. (Buhari'nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Allah, secdeyi dilemezsek farz etmemiştir.")

Buhari, Sücudu'l-Kur'an 10 Muvatta, Kur'an 16, (1, 206)
4.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ademoğlu secde ayeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak ayrılır ve: "Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Ben de secdeyle emrolundum ama ben itiraz ettim, benim için de ateş var" der."

Müslim, İman 133, (81)
5.

Ravi: Ebu Temimeti'l'Hüceymi

Ben sabah namazından sonra vaaz u nasihat ediyordum, bu esnada secde (ayeti okuyor ve secde) ediyordum. İbnu Ömer (ra) beni yasakladı. Ama ben O'nu dinlemedim. O üç sefer yasaklamayı tekrarladı. Sonra dönüp: "Ben Resulullah (sav)'ın arkasında namaz kıldım. Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer ve Hz. Osman (ra) ile de namaz kıldım. Onların hiçbiri güneş doğuncaya kadar secde yapmazlardı" dedi.

8.

Ravi: İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) Ve'n-necmi suresini okudu ve secde-i tilavette bulundu, beraberindekiler de secde ettiler. Ancak, aralarında bulunan Kureyşli bir ihtiyar yerden bir avuç toprak alarak alnına götürdü ve: "Bu bana yeter" dedi. İbnu Mes'ud der ki: "Ben sonra bu herifin kafir olarak öldürüldüğünü gördüm. Bu Ümeyye İbnu Halef idi." (Metin, Buhari'deki metindir)

Buhari, Sücudul-Kur'an 4, 1, Menakıbu'l-Ensar 29, Meğazi 7, Tefsir, Necm Müslim, Mesacid 105, (676)
9.

Ravi: Zeyd İbnu Sabit

Resulullah (sav)'a Ve'n-necmi süresini okudum, bunda secde etmedi.

Buhari, Sücudu'l-Kur'an 6 Müslim, Mesacid 106, (577) Ebu Davud, Salat 329, (1404) sahih Tirmizi, Salat
10.

Ravi: Ebu Seleme

Ebu Hüreyre (ra)'den naklettiğine göre, Ebu Hüreyre İza's'Semaun-şakkat suresini okudu ve secde etti. Ben kendisine: "Ey Ebu Hüreyre seni secde eder görmüyor muyum!" dedim. Bana: "Resulullah'ı secde eder görmemiş olsaydım, bende secde etmezdim!" cevabını verdi.

Buhari, Sücudu'l-Kur'an 7, 6, Ezan 100, 102 Müslim, Mesacid 107 Muvatta, Kur'an 12, (1, 205)
13.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav), geceleyin yaptığı tilavet secdelerinde şöyle derdi: "Yüzüm, kendisini yaratan (maddi ve manevi çeşitli cihazlarla techiz, tezyin ve) tasvir eden, ilahi güç ve kudretiyle onda işitme ve görme duyguları açan Zat'a secde etti."

14.

Ravi: İbnu Abbas

Bir adam gelerek dedi ki, "Ey Allah'ın Resulü! Gece uyurken rüyamda kendimi gördüm. Sanki ben bir ağacın arkasında secde yapıyorum. Ben secde yaptım, secdem üzerine ağaç da secde yaptı. Onun şöyle söylediğini işittim: "Allah'ım, secdem sebebiyle bana sevab yaz, onun hürmetine günahımı dök, onu senin nezdinde bana azık yap. Kulun Davud'dan kabul ettiğin gibi, onu benden kabul et." İbnu Abbas (ra) der ki: "Bundan sonra, Resulullah (sav)'ın secde ayeti okuduğunu, (tilavet secdesi sırasında) o adamın kendisine, ağacın sözü olarak haber verdiği duanın aynısıyla dua ettiğini işittim.

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.