Ravi: Bera
Resulullah (sav)'ı gördüm. Hz. Hasan'ı omuzunda taşıyor ve de: "Allahım, ben bunu seviyorum, onu sen de sev" diyordu.
10 rivayet
Ravi: Bera
Resulullah (sav)'ı gördüm. Hz. Hasan'ı omuzunda taşıyor ve de: "Allahım, ben bunu seviyorum, onu sen de sev" diyordu.
Ravi: Bera
Tirmizî'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) Hz. Hasan ve Hüseyin'e bakıp: "Allahım, ben bunları seviyorum, sen de sev!" buyurdu.
Ravi: Ukbe İbnu'l-Haris
Hz. Ebu Bekr (ra) (bir gün) ikindi namazını kıldı, sonra beraberinde Hz. Ali (ra) olduğu halde yürümeye başladı. Yolda Hz. Hasan'ı çocuklarla oynuyor gördü. Omuzuna alıp: "Babam feda olsun! Ali'ye değil, Resulullah'a benziyor!" buyurdu. Hz. Ali de gülüyordu.
Ravi: Enes
Resulullah (sav)'a "Ehl-i Beyt'inden hangisini en çok seviyorsun?" diye sorulmuştu. "Hasan ve Hüseyin!" diye cevap verdi. Hz. Fatıma (ra)'ya: "Benim oğullarımı bana çağır!" emreder, onları getirtip koklar, kucaklardı.
Ravi: Ya'la İbnu Mürre
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hüseyin bendendir ben de Hüseyin'denim. Allah Hüseyin'i seveni sever. Hüseyin esbat'tan biridir."
Ravi: Ebu Said
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hasan ve Hüseyin, cennet ehlinin iki gencidir."
Ravi: Abdullah İbnu Şeddad
Abdullah İbnu Şeddad, babasından (ra) naklediyor. Der ki: "Resulullah (sav) iki akşam namazının (yani akşam ve yatsının) birinde yanımıza geldi. Hasan veya Hüseyin'den birini taşıyordu. Resulullah (sav) öne geçip çocuğu yere bıraktı. Sonra tekbir getirip namaza durdu. Sonra namaz sırasında uzunca bir secde yaptı." Babam devamla dedi: "(Secde çok uzadığı için) başımı kaldırıp baktım. Bir de ne göreyim! Secdede olan Resulullah'ın sırtına çocuk binmiş duruyor. Ben hemen secdeme döndüm. Namaz bitince, Resulullah (sav)'a cemaatten: "Ey Allah'ın Resulü! Namaz sırasında öyle uzun bir secde yaptınız ki, bir hadise meydana geldi zannettik veya sana vahiy indi zannettik!" diye soranlar oldu. "Hayır!" dedi, "bunlardan hiçbiri olmadı. Velakin, oğlum sırtıma bindi. Ben, acele edip hevesi geçmeden sırtımdan indirmeyi uygun bulmadım (kendisi ininceye kadar bekledim).
Ravi: Ensardan Selma
Ümmü Sele'nin yanına girdim, ağlıyordu. "Niye ağlıyorsun!" diye sordum. Bana şu cevabı verdi. "Şimdi Resulullah (sav)'ı rüyamda gördüm. Başında ve sakallarında toprak vardı. "Neyiniz var, ey Allah'ın Resulü?" dedim, "Az önce Hüseyin'in öldürüldügüne şahid oldum" buyurdu."
Ravi: Enes
Ubeydullah İbnu Ziyad'a Hz. Hüseyin (ra)'in başı getirildi. Elindeki çubuğun ucuyla burnuna dürtüyor ve: "Bu kadar güzelini de hiç görmedim!" diyordu. Ben de: "O, (Al-i Beyt arasında) Resulullah (sav)'a en çok benzeyeni idi" dedim.
Ravi: Ammar İbnu Umayr
Ubeydullah İbnu Ziyad ve arkadaşlarının kellesi geldikçe Kufe'nin Rahabe mahallesinin mescidinde üst üste dizildi. (Seyirci kalabalığı) ben de yaklaştım. "Geldi! Geldi!" diyorlardı. (Ne idi bu gelen? Merak edip daha da yaklaştım). Meğerse bir yılanmış. (Nerden geldiyse) gelmiş, kelleler arasına girip (kayboluyor, tekrar) çıkıyordu. Derken Ubeydullah İbnu Ziyad'ın burun deliğine girdi ve orada bir müddet kaldı. Sonra çıkıp gitti ve kayboldu. Biraz sonra kalabalık tekrar bağırmay a başladı. "Yine geldi! Yine geldi!" Bu hal iki veya üç kere tekerrür etti.
Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.
Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.