Resulullah (sav)'ın Vasfettiği İlaçlar

36 rivayet

1.

Ravi: Ebu Sa'idi'l-Hudri

Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek: "Kardeşim ishal oldu (ne yapayım?)" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ona bal (şerbeti) içir!" ferman buyurdu. Adam içirdi. Bilahare aynı şahıs tekrar gelip: "Ben bal (şerbeti) içirdim. Ancak, bu onun ishalini artırmadan başka bir şeye yaramadı" dedi. (Adamın bu gidip gelmeleri) üç kere tekrar etti, Sonunda Aleyhissalatu vesselam: "Allah doğru söyledi. Kardeşinin karnı yalan söyledi (hata etti)" buyurdu. Sonra bir kere daha içirdi. Bu sefer kardeşi iyileşti.

Buhari, Tıbb 4, 24 Müslim, Selam 91, (2217) Tirmizi, Tıbb 31, (2083) sahih
2.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın."

Buhari, Tıbb 7 Müslim, Selam 89, (2215) Tirmizi, Tıbb 5, (2042), 22, (2071) sahih
3.

Ravi: Şad İbnu Ebi Vakkas

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim her sabah acve hurmasından yedi tane yerse o gün geceye kadar ona ne zehir ne de sihir zarar verir."

Buhari, Tıbb 52, 56, Et'ime 43 Müslim, Eşribe 154, (2047) Ebu Davud, Tıbb 12, (3875, 3876) zayif
4.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Medine'nin Necd cihetinde yer alan) Aliye acvesinde şifa vardır. O sabahın ilk vaktinde (yenirse) panzehirdir."

Müslim, Eşribe 156, (2048)
5.

Ravi: Said İbnu Zeyd

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mantar kudret helvası cinsindendir. Suyu göze şifalıdır."

Buhari, Tıbb 20, Tefsir, Bakara 3 Müslim, Eşribe 157, (2049) Tirmizi, Tıbb 22, (2068) sahih
6.

Ravi: Ebu Hüreyre

Halk: "Mantar toprağın çiçek hastalığıdır" demiştir. Resulullah (sav) şöyle söylediler: "Mantar (Allah'ın Beni İsrail'e in'am ettiği kudret helvası denen) menn'dendir. Suyu göz için şifadır, Acve (denen hurma cinsi) cennettendir ve zehire karşı şifadır." Ebu Hüreyre ilave eder: "Ben üç veya beş veya yedi mantar aldım, onları sıkıp suyunu bir şişeye koydum. Gözü hasta olan bir cariyeme tatbik ettim. İyileşti."

7.

Ravi: Selma

Resulullah (sav)'ın zevcelerinden birine hizmet eden Selma adında bir kadın anlatıyor: "Resulullah (sav)'a bir yara veya bir bere gelecek olsa, bana emrederdi, onun üzerine kına koyardım.

8.

Ravi: Esma Bintu Umeys

Resulullah (sav) bana: "Ne ile (barsaklarını) yumuşatıyorsun?" diye sordu. Ben: "Şübrüm ile!" dedim. "Hararet de hararet!" buyurdu. Bunun üzerine ben, sonra sena otunu müshil olarak kullandım. Resulullah (sav) (bunu öğrenince): "Eğer ölüme karşı şifa taşıyan bir şey olsaydı bu, mutlaka sena'da olurdu" buyurdu.

9.

Ravi: Ümmü Kays Bintu Mihsan

Ben küçük bir oğlumla birlikte Resulullah (sav)'ın huzuruna girdim. (O sırada boğazındaki hastalığı sebebiyle çocuğa (i'lak denen) tedavi uygulamıştım. "Çocuklarınızın boğaz hastalığını niye i'lak usulüyle (elle sıkarak) tedavi ediyorsunuz? Size şu ud-u Hindi'yi (Kust-u Hindi) tavsiye ederim. Zira onda yedi türlü şifa vardır. Zatü'l'cenb'in ilacı ondadır. Boğaz hastalığına karşı burna damlatılır. Zatü'l-cenb'e karşı ağızdan verilir." Zühri merhum der ki: "(Resulullah) bize (ilacın fayda vereceği) iki şeyi açıkladı, ama beşini açıklamadı."

Buhari, Tıbb 10, 21, 26 Müslim, Selam 139, (1214) Ebu Davud, Tıbb 13, (3877) sahih
12.

Ravi: Rafi İbnu Hadic

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hararet, cehennemden bir kabarmadır. Hararetinizi (soğuk) su ile soğutunuz."

Buhari, Tıbb 28, Bed'ü'l-Halk 10 Müslim, Selam 83, (2212) Tirmizi, Tıbb 25, (2074) sahih
13.

Ravi: Sevban

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size humma isabet ederse, humma ateşten bir parça olduğu için, derhal su ile söndürsün. (Şöyle ki): Akmakta olan bir nehrin içine girsin. Akıntıyı karşısına alıp dursun ve sabah namazından sonra ve güneşin doğuşundan önce şu duayı yapsın: "Allah'ın adıyla! Ey Allah'ım, kuluna şifa ver ve Resulun Hz. Muhammed'in sözünü doğrula!" Nehre üç gün, üç kere bansın. Üçte şifa bulamazsa, beş, yedi, dokuz (gün)e kadar çıksın. Zira humma Allah'ın izniyle dokuz (gün)ü tecavüz etmez (şifa hasıl olur)."

14.

Ravi: İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cibril aleyhisselam bana, bir ilaç öğretti. Bu bütün hastalıklara devadır. Ayrıca dedi ki: "Ben bu ilacı Levh-i Mahfuz'dan istinsah edip yazdım." (İlacı şöyle tarif etti): "Dam üzerinden akmayan yağmur suyundan temiz bir kaba alırsın, Üzerine Fatiha suresini yetmiş kere okursun. Bir o kadar da Ayetü'l-Kürsi'yi, bir o kadar da İhlas suresini, bir o kadar Kul euzu bi-Rabbi'l-Felak'ı, bir o kadar Kul euzu bi Rabbi'n'Nas'ı, La-ilahe illallahü vahdehu la şerike leh. Lehül mülkü ve Lehül hamdü yuhyi ve yümit ve hüve hayyun id yematu bi-yedikel hayr ve hüve ala külli şey'in kadir'i okur. Sonra yedi gün oruç tutar ve her gün bu su ile orucunu açar." Rezin ilavesidir. Kaynağı bulunamamıştır. Cami'u'l-Usül muhakkiki Abdulkadir el-Amavud: "Zayıflık veya mevzuluk alameti gözükmektedir" der.

Rezin
15.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Telbine (denen sütlü çorba) hastanın kalbini dinlendirir, hüznün bir kısmını götürür."

Buhari, Tıbb 8, Et'ime 24 Müslim, Selam 90, (2216)
16.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav), aile halkından birine humma (rahatsızlığı) gelince hamurdan çorba yapılmasını emrederdi ve çorba yapılırdı. Sonra hastalara emrederdi ve onlar da ondan ağır ağır içerlerdi. Resulullah (sav) derdi ki: "Çorba hüzünlü kimsenin kalbini takviye eder, hastanın kalbinden elemi çıkarır, tıpkı birinizin, su ile yüzünden kiri çıkarması gibi."

17.

Ravi: Enes

Ureyne kabilesinden bir grup insan Medine'ye gelmişti. Burası sıhhatlerine iyi gelmedi, hastalandılar. Resulullah (sav) da onları sadaka develerinin bulunduğu yere gönderdi ve: "Sütlerinden ve bevillerinden için!" emir buyurdu. Onlarda içtiler ve iyileştiler.

18.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şifa üç şeydedir: * Bal şerbeti. * Kan aldırma, * Ateşle dağlama. Ancak ümmetimi dağlamaktan menediyorum." Bir rivayette: "Balda, hacamat olmada şifa vardır" demiştir.

Buhari, Tıbb 3
19.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kendisiyle tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı sa'üt (burun damlası), hacamat (kan aldırma), ledüd (ağızdan damlatma) ve meşiyy (müshil içme)dir."

Tirmizi, Tıbb 9, (2048,2049)
20.

Ravi: Zeyd İbnu Erkam

Resulullah (sav), zatülcenb hastalığının tedavisinde zeytinyağı ve vers'i methederdi." Katade der ki: "Zeytinyağı ağzın, hastalık hissedilen tarafından içirilirdi." Bir rivayette: "Resulullah (sav) bize, zatü'l cenbten kustu'l-bahri ve zeytinyağı ile tedavi olmamızı emrederdi" denmiştir."

21.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki şeyde ne çok şifa vardır: Sabır ve süffa." [Rezin tahric etmiştir.]

Rezin
22.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) hacamat oldu ve hacamatı yapan doktora ücretini ödedi ve ayrıca burun damlası da kullandı.

Buhari, Tıbb 9 Müslim, Selam 76, (1202) Ebu Davud, Tıbb 8, (3867) sahih Tirmizi, Tıbb 9, (2048)
23.

Ravi: Ümmü'l-Münzir Bintu Kays

Beraberinde Ali (ra) olduğu halde Resulullah (sav) yanıma girdi. Ali bu sırada (geçirdiği bir hastalığın) nekahet devresinde idi. Evimizde busr (hurma çağlası) salkımları asılı idi. Resulullah (sav) ondan yemeye başladı. Ali de yemek üzere kalktı. Resulullah (sav) Ali'ye yönelerek: "Ağır ol, ağır ol! Sen daha nekahet dönemindesin!" dedi ve Ali bırakıncaya kadar tekrarladık. Ümmül-Münzir, anlatmaya devam ederek: "Ben arpa ve çöğender otundan yemek pişirip getirdim. Resulullah (sav): "Ey Ali," buyurdular, "bundan al, bu sana daha faydalı!"

24.

Ravi: Sehl İbnu Sa'd

Resulullah (sav) Uhud savaşı sırasında yaralanınca, Hz. Fatıma (ra), mübarek yüzlerinden kanı yıkamaya başladılar. Ali de Fatıma (ra)'ya su döküyordu. Fatıma (ra) suyun kanı gittikçe artırdığını görünce bir parça hasır aldı. Onu yakıp iyice kül haline gelince yaraya bastı. Böylece kan da durdu.

Buhari, Cihad 80, 85, 163, Vudu 72, Meğazi 24, Nikah 123, Tıbb 27 Müslim, Cihad 101, (1790)
27.

Ravi: Abdurrahman İbnu Osman et-Teymi

Bir tabib gelerek Resulullah (sav)'a ilaç yapımında kurbağayı kullanmaktan sordu. Resulullah adamı kurbağayı öldürmekten nehyetti.

Ebu Davud, Tıbb 11, (3871) sahih Nesai, Sayd 36, (7, 210)
31.

Resulullah (sav) hacamat olur, kimseye ücretinde zülmetmezdi.

Buhari, İcare 18 Müslim, Selam 77 (1577)
32.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haccam ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır." İbnu Abbas der ki: "Resulullah (sav) Mi'rac gecesinde, meleklerden mürekkep bir cemaate her uğrayışında; "Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!" derlerdi."

33.

Ravi: Ebu Bekre

Kendisinden anlatıldığına göre, bu muhterem sahabi, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz."

34.

Ravi: Cabir

Sa'd İbnu Mu'az (ra) kolundaki (can) damarından isabet aldığı zaman Resulullah (sav) onu elindeki uzunca bir demir çubukla bizzat dağladı. Ancak yarası tekrar şişti. Resulullah da ikinci sefer dağladı.

Müslim, Selam 75, (2208) Ebu Davud, Tıbb 7, (3866) sahih

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.