Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler

13 rivayet

1.

Ravi: İbnu Mes'ud

Hiçbirinizin, namazından şeytana bir pay kalmamalıdır. Herkes namazdan çıkarken, sağından kalkmanın üzerine bir vecibe olduğunu sanır. Halbuki ben Resulullah'ın çok kere solu üzerinden kalktığını gördüm.

Buhari, Ezan 159 Müslim, Müsafirin 59, (707) Ebu Davud, Salat 204, (1042) sahih Nesai, Sehv 100, (3, 81
2.

Ravi: Aişe

Resulullah (sav)'ı ayakta ve otururken su içerken gördüm, yalınayak ve ayakkabılı olduğu halde namaz kılarken gördüm. Namazdan sağı ve solu üzerine ayrılırken de gördüm.

Nesai, Sehv 100, (3,82)
3.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sav) zamanında farz namazlardan çıkarken insanlar yüksek sesle zikrederlerdi.

Buhari, Ezan 155 Müslim, Mesacid 120, (583) Ebu Davud, Salat 191, (1002-1003) Nesai, Sehv 79, (3
4.

Ravi: Ebu Rimse

Bir adam, namazın ilk tekbirine yetişerek Resulullah (sav) ile birlikte namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam önce sağına sonra soluna selam verdi. (Başını öylesine çevirdi ki, gerisinde olduğumuz halde) yanaklarının beyazlığını gördük. Sonra namazdan çıktı. Kendisiyle namazın ilk tekbirine yetişen zat hemen kalkıp ilave namaza başladı. Hz. Ömer (ra) ona doğru fırlayarak adamı omuzlarından yakalayıp sarstı ve "Otur! Ehl-i kitabı helak eden şey, namazları arasına bir fasıla bırakmamalarından başka bir şey değildir!" dedi. Resulullah (sav) nazarını çevirip: "Ey İbnu'l-Hattab, Allah seni (doğruya) isabet ettirdi" buyurdu.

5.

Ravi: Ebu Şa'sa

Biz Ebu Hüreyre (ra) ile birlikte mescidde oturuyorduk. Müezzin ezan okudu. Bir adam kalkıp yürümeye başladı. Ebu Hüreyre, adam mescidden çıkıncaya kadar gözleriyle onu takip etti ve: "Şu adam Ebu'l-Kasım (sav)'a asi oldu!" buyurdu.

Müslim, Mesacid 258, (655) Ebu Davud, Salat 43, (536) sahih Tirmizi, Salat 150, (204) Nesai, Ezan 40, (
6.

Ravi: Simak İbnu Harb

Cabir İbnu Semüre (ra)'ye dedim ki: "Resulullah (sav)'la beraber oturdun mu?" "Evet" dedi, "hemde çok. Sabah namazı kılınca, namaz kıldığı yerden güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Bu esnada (cemaat) birbirlerine cahiliye devri ile ilgili şeyler anlatırlar ve gülerlerdi. Resulullah (sav) da tebessüm buyururlardı."

7.

Ravi: İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bedeviler, sakın namazınızın isminde size galebe çalıp değiştirmesinler. Çünkü onun Kitabullah'taki ismi "işa" (yatsı)dır. Bedeviler develerini sağarken karanlığa kalırlar da (yatsıya ateme derler)."

Müslim, Mesacid 228, (644) Ebu Davud, Edeb 86, (4984) sahih Nesai, Mevakit 23,(1,270)
8.

Ravi: Abdullah İbnu Mugaffel

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bedeviler, akşam namazının isminde sakın size galebe çalmasınlar!" (Resulullah devamla) dedi ki: "Bedeviler ona (sadece) işa derler."

Buhari, Mevakit 19
9.

Ravi: Ebu Berze el-Eslemi

Resulullah (sav) yatsıdan önce uyumayı, sonra da konuşmayı mekruh addederdi.

Buhari, Mevakit 23 Müslim, Mesacid 237, (647) Ebu Davud, Salat 3, (398) sahih Tirmizi, Salat 125
10.

Ravi: Ömer

Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekr (ra) ve yanlarında ben de bulunduğum halde müslümanların meselelerini (konuşmak için) gece geç vakte kadar uyanık kalırlardı.

Tirmizi, Salat 126)
11.

Ashab'dan Huza'alı birinin rivayet ettiğine göre, bir gün: "Keşke (yatsı) namazımı kılıp da istirahat etseydim" diye temennide bulunmuştu. Kendisini bu sözü sebebiyle ayıpladılar. Onlara şu cevabı verdi: "Ben Resulullah'ın şöyle söylediğini işittim: "Ey Bilal, ikamet oku da bizi rahatlat!"

12.

Ravi: Ali

Hz. Ali: "Namazımı kılar istirahat ederim" demişti. Kendisini ayıpladılar. O da şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)'ı işittim. Şöyle demişti: "Ey Bilal kalk, bizi namazla istirahate kavuştur."

13.

Ravi: Osman İbnu Ebi'l-As

Ey Allah'ın Resulü dedim, "şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girip kıraatimi iltibas etmeme sebep oluyor, (ne yapayım?)" Aleyhissalatu vesselam bana şu cevabı verdi: "Bu Hınzeb denen bir şeytandır. Bunun geldiğini hissettin mi ondan Allah'a sığın. Sol tarafına üç kere tükür." (Osman İbnu Ebi'l-As) de ki: "Ben bunu yaptım, Allah Teala Hazretleri onu benden giderdi."

Müslim, Selam 68, (2203)

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.