Ravi: Ebu Hureyre
Ebu Davud da kaydedilen bir Ebu Hureyre rivayetinde: "Kalk buna yirmi ayet öğret, o senin hanımındı" denmiştir.
10 rivayet
Ravi: Ebu Hureyre
Ebu Davud da kaydedilen bir Ebu Hureyre rivayetinde: "Kalk buna yirmi ayet öğret, o senin hanımındı" denmiştir.
Ravi: Cabir
Yine Ebu Davud'un Cabir'den yaptığı bir diğer rivayette: "Resulullah: "Kim mehir olarak bir avuç kavud veya hurma verirse kadını kendine helal kılmış olur" buyurmuştur.
Ravi: Abdullah İbnu Amir
Abdullah İbnu Amir babasından naklediyor; "Beni Fezare'den bir kadın bir çift ayakkabı mehir mukabilinde evlendi. Resulullah (sav): "Nefsin ve malın için bir çift ayakkabıya razı mısın?" diye sordu. Kadın: "Evet!" dedi. Resulullah (sav), bu evliliğe müsaade etti."
Ravi: Enes
Ebu Talha, Ümmü Süleym (ra)'le evlendi. Aralarındaki mehir müslüman olmaktı. Ümmü Süleym, Ebu Talha'dan önce müslüman olmuştu. Ebu Talha, Ümmü Süleym'i istetince, Ümmü Süleym: "Ben müslüman oldum, sen de müslüman olursan evlenirim" dedi. Bunun üzerine o da müslüman oldu. Ümmü Süleym'in mehir olarak istediği şey müslüman olması idi.
Ravi: Ebu'l-Acfa es-Sülemi
Bir gün, Hz. Ömer (ra), cuma hutbesi verdi ve hutbede şöyle söyledi: "Sakın, kadınların mehirlerini artırmayın, zira bu, eğer dünya için bir şeref, ahiret için de bir takva olsaydı buna en çok Resulullah layik idi. Halbuki O, kadınlarından veya kızlarından hiç birine oniki okiyyeden fazla mehir takdir etmemiştir."
Ravi: Aişe
Resulullah (sav)'ın hanımlarına verdiği mehir ne idi?"diye sorulmuştu şu cevabı verdi: "Oniki okiyye ve bir neşş idi. Neşş nedir biliyor musunuz? Yarım okiyyedir. Bunun tamamı beşyüz dirhem eder."
Ravi: Enes
Resulullah (sav), Safiyye (ra)'yi azad etti ve onun azadlığını mehri yaptı.
Ravi: Enes
Abdurrahman İbnu Avf (ra) Medine'ye gelince Resulullah (sav) onu Sa'd İbnu Rebi el-Ensari ile kardeşledi. el-Ensari (zengin birisiydi ve) iki hanımı vardı. Abdurrahman'a malını ve ehlini yan yana paylaşmayı teklif etti. Abdurrahman: "Allah malını ve ehlini sana mübarek kılsın. Bana pazarı göster kafi" dedi. Pazara geldiler. O gün keş ve yağ alıp satmaktan bir miktar kazanç elde etti. Bir müddet sonra, Resulullah (sav), onunla karşılaşınca, üzerinde sürünme maddesinin izlerini gördü ve: "Hayırdır! Neler oldu ey Abdurrahman?" diye sordu. Ensari, bir kadınla evlendim!" dedi. Resulullah: "İyi de kadına mehir olarak ne verdin?" buyurdu. Abdurrahman: "Bir nevat (beş dirhem) altın!" deyince, Aleyhissalatu vesselam: "Birde ziyafet ver, bir tek koyunla da olsa!" ferman etti.
Ravi: Ümmü Habibe
Ravi, anlattığına göre, Ubeydullah İbnu Cahş'ın nikahı altında idi. Ubeydullah Habeşistan'da vefat etti. Necaşi (ra), onu Resulullah (sav)'e nikahladı. Ve Resulullah'a bedel, Ümmü Habibe'ye dörtbin dirhem mehir verdi. Sonra onu, Aleyhissalatu vesselam'a Şürahbil İbnu Hasene ile birlikte gönderdi ve (mehir miktarını) Resulullah'a mektupla bildirdi. Resulullah aynen kabul etti.
Ravi: Sehl ibnu Sa'd
Resulullah (sav)'a bir kadin gelerek: "Ey Allah'in Resulü," dedi. "Sana nefsimi bagislamaya geldim." Aleyhissalatu vesselam kadina söyle bir nazar edip sonra tepeden tirnaga gözden geçirdi, bir de sabit bakti ve sonunda (hiçbirsey söylemeden) basin, yere egdi. Kadin, Resulullah (sav)'in hakkinda hiç bir hükme varmadigini görünce oturdu. Derken bir adam dogrulup: "Ey Allah'in Resulü! Sizin ona ihtiyaciniz yoksa onu bana nikahlayin!"dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Yaninda (buna mehir olarak verecek) bir seyler var mi?" diye sordu. Adam: "Vallahi yok ey Allah'in Resulü!" deyince: "Ailene git, bir seyler bulabilecek misin bir bak." dedi. Adam gitti ve az sonra geri geldi: "Hayir, vallahi ey Allah'in Resulü hiç bir sey bulamadim!" dedi. Resulullah tekrar: "iyi bak, demirden bir yüzük de mi yok!" buyurdu. Adam tekrar gidip yine geri geldi ve: "Hayir! Vallahi ya Resulullah, demirden bir yüzük bile yok! Ancak iste su izarim var, yarisi onun olsun" dedi. Sehl der ki: "Adamin ridasi yoktu" Aleyhissalatu vesselam: "izarin ne ise yarar? Onu sen giyecek olsan onun üzerinde birsey olmayacak, sayet o giyecek olsa senin üzerinde bir sey kalmayacak!" buyurdular. Bunun üzerine adam oturdu. Epey bir müddet oturduktan sonra, kalkti. Resulullah (sav) onun döndügünü görünce, geri çagirilmasini söyledi. Adami çagirdilar. "Kur'an'dan ne biliyorsun (hangi sureler ezberinde?)" diye sordu. Adam: "su su sureleri biliyorum!" diye bildiklerini saydi. Yani sen bunlari ezbere okuyor musun?" diye tekrar sordu. Adam: "Evet!" deyince, Resulullah (sav): "Haydi git, ben kadini sana temlik ettim" buyurdu. (Bir rivayette: "Kur'an'dan bildiklerini ögretmen) mukabilinde onu sana nikahladim" buyurdu)
Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.
Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.