3.

Ravi: İbnu Ömer

Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek: "Hizmetçiyi ne kadar affedeyim?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam susup cevap vermedi. Adam tekrar: "Ey Allah'ın Resulü! Hizmetçimi ne kadar affedeyim?" diye sordu. Bu sefer: "Her gün yetmiş kere affet." cevabını verdi.

4.

Ravi: Ma'rur İbnu Süveyd

Ebu Zerr'i gördüm, üzerinde bir takım (hülle) vardı, kölesi de aynı şekilde bir takım giyiyordu. Bunun sebebini sordum. Bana şu cevabı verdi: "Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işitmiştim: "Onlar sizin kardeşleriniz ve yakın adamlarınızdır. Allah Tedla Hazretleri onları ellerinizin altına (emaneten) koymuştur. Kimin kardeşi eli altında ise, yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin, yapamayacağı iş buyurmayınız, eğer buyurursanız onlara yardım edin."

Buhari, İman 22, Itk 16, Edeb 44 Müslim, Eyman 40 (1661) Ebu Davud, Edeb 133, (5157, 5168, 5161) sahih
5.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birinize hizmetçisi yemeğini getirince, onu beraber yemek üzere oturtmayacaksa, hiç olsun bir iki lokma veya bir iki yiyecek yersin. Zira yemeğin hararet (pişirme) ve muamele (zahmeti)ni o çekmiştir."

6.

Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz hizmetçisini dövünce, hizmetçi Allah'ın ismini zikrede(rek Allah aşkına vurma diye)cek otursa derhal elinizi kaldırın."

7.

Ravi: Muaviye İbnu Süveyd İbni Mukarrin

Bizim bir azadlımıza bir tokat attım ve kaçtım. Sonra öğleden az önce döndüm, babamın arkasında namaz kıldım. Babam azadlıyı da beni de çağırdı. Sonra hizmetçiye: "Misilleme (onun sana yaptığının mislini) yap!" dedi. Hizmetçi affetti. Bunun üzerine babam anlattı: "Biz Beni Mukarrin, Resulullah (sav) zamanında tek bir hizmetçiye sahiptik. Ona birimiz bir tokat vurdu. Bu hadise Aleyhissalatu vesselamın kulağına ulaşmıştı: "Onu azad edeceksiniz!" emir buyurdular. Kendisine: "Ondan başka hizmetçileri yok!" dendi. Bunun üzerine: "öyleyse onu hizmetlensinler. Ancak ne zamandan ondan müstağni olurlarsa, derhal yol versinler!" buyurdular.

Müslim, Eyman 31, (1658) Tirmizi, Nüzur 14, (1542) sahih Ebu Davud, Edeb 133, (6166, 5167)
8.

Ravi: Ebu Mes'ud el-Bedri

Ben köleme kamçıyla vuruyordum. Arkamdan bir ses işittim. "Ebu Mes'ud, bil!" diyordu. Öfkeden sesi tanıyamadım. Bana yaklaşınca onun Resulullah (sav) olduğunu gördüm. "Ebu Mes'ud bil! Ebu Mes'ud bil!" diyordu. Kamçıyı elimden attım. "Ebu Mes'ud bil! Allah senin üzerinde senin bunun üzerindekinden daha fazla muktedir" dedi. Ben: "Bundan sonra ebediyen köle dövmeyeceğim" dedim.

10.

Ravi: Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse "kölem", "cariyem" demesin. Köle de Rabbi (sahibim), rabbeti (sahibem) demesin. Malik (efendi) "Oğlum" "kızım" desin, Memluk (köle) de Seyyidi (efendim), seyyideti desin. Zira hepiniz memluklersiniz. Rabb de aziz ve celil olan Allah'tır."

Buhari, Itk 17 Müslim, Elfaz 14, (2249) Ebu Davud, Edeb 83, (4975, 4976) sahih
11.

Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Hiç kimse "Rabbini (efendini) doyur; "Rabbine abdest suyu dok"; "Rabbine su ver" demesin. Bilakis "Seyidim"; "efendim" desin. Sizden kimse abdi (kulum), emeti (cariyem) de demesin. Bilakis "oğlum", "kızım", "yavrum" desin."

Müslim, Elfaz 15, (2249)
12.

Müslim'in bir diğer rivayetinde: "Sizden kimse "kölem!" "cariyem!" diye söylemesin. Hepiniz Allah'ın kölelerisiniz, bütün kadınlarınız da Allah'ın kullarıdır."

Müslim, Elfaz 13, (2249)
13.

Ravi: Cerir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet (garanti) kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez."

Müslim, İman 122-124, (68, 69, 70) Ebu Davud, Hudud 1, (4360) zayif Nesai, Tahrimu'd-Dem 12, (7, 102)

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.