Ravi: Aişe
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cariyenin talakı iki talaktır, iddeti de - bir nüshada: "kurü'u da" - iki hayız müddetidir."
10 rivayet
Ravi: Aişe
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cariyenin talakı iki talaktır, iddeti de - bir nüshada: "kurü'u da" - iki hayız müddetidir."
Ravi: İbnu Ömer
Köle, hanımını iki talakla boşadı mı artık kadın, başka bir kocaya var(ıp ondan boşan)madıkça ona haram olur. Bu kölenin hanımı hür de olsa, köle de olsa hüküm böyledir. Hür kadının iddeti üç hayız müddeti, köle kadının iddeki iki hayız müddetidir."
Ravi: Ebu Hasan Mevla Beni Nevfel
İbnu Abbas (ra)'a dedim ki: "Bir köle, nikahı altında bulunan köle bir kadını iki talakla boşasa, sonra bunlar azad edilseler, onurda yeniden evlenmek istemesi caiz olur mu?" İbnu Abbas (ra) şöyle cevapladı: "Evet! Ona bir talak daha kalmıştır, Resulullah (sav) böyle hükmetti."
Ravi: Nafi'
İbnu Ömer (ra) derdi ki: "Kim kölesine evlenme izni verirse, boşama yetkisi kölenin elinde olur. Onun boşama yetkisinden hiç biri başkasının elinde olamaz. Ancak, kişi kendi kölesinin cariyesini veya cariyesinin cariyesini almasında bir günah yoktur."
Ravi: Süleyman İbnu Yesar
Nüfey' Resulullah (sav)'ın zevce-i pakleri Ümmü Seleme'nin mükatebi idi veya, nikahında hür bir kadın olan bir köle idi. Nüfey' bu kadını iki talakla boşadı. Sonra kadim geri almak istedi. Durumu Hz. Osman ve Zeyd İbnu Sabit (ra)'e sordu. Bunlar: "O artık sana haram oldu, o artık sana haram oldu!" dediler.
Ravi: İbnu Abbas
Cariyenin boşanması beş suretle vukua gelir: Azad edilmesi, kocasının boşaması, efendisinin satması, efendisinin hibe etmesi, miras olmasıyla. [Rezin tahric etmiştir.]
Ravi: Aişe
Ben, karı-koca iki kölemi azad etmek istemiştim. Resulullah (sav) önce erkekten başlayıp sonra da kadını azad etmemi emretti. [Rezin, (Resulullah'ın bu emrinin sebebini belirtmek üzere) şu ziyadede bulunmuştur: "kadına hakk-ı hıyar (erkeği kabul veya reddetme muhayyerliği) olmasın diye."]
Ravi: Aişe
Berire radıyallahu anha'da üç sünnet vardı: 1- Azad edildi ve kocasını tercih edip etmemede muhayyer kılındı. 2- Resulullah (sav) onun hakkında: "Vela, fizad edenedir" buyurdu. 3- Resulullah (sav) tencere kaynarken eve girmişti. Kendisine ekmek ve evde bulunan katıktan bir sofra kuruldu. "Galiba bir tencerenin kaynadığını görüyorum" buyurdu." Oradakiler "Evet ama, bu Berire'ye tasadduk edilen bir ettir. Sen ise sadaka yemiyorsun?" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Bu ona sadakadır, (ama ondan) bize hediyedir!" buyurdu.
Ravi: İbnu Abbas
Berire'nin kocası, Muğis adında bir köle idi. Ben onu, Berire'nin etrafında ağlayarak tavaf edercesine dolaştığını görür gibiyim. Gözyaşları sakallarını ıslatmıştı. Hatta Resulullah (sav) bir ara amcası Abbas (ra)'a: "Muğis'in Berire'ye olan sevgisine mukabil, Berire'nin Muğis'e olan nefreti seni hayrete sevketmiyor mu?" buyurdu. (Muğis'in haline acıyarak) Berire'ye "Muğîs'e ric'at etmez misin?" diye şefaatte bulundu. Ancak Berire kararlı idi: "Ey Allah'ın Resulü, bunu emir mi buyuruyorsunuz? (Eğer, emirse hayhay. Hemen ayrılma kararımdan döneyim!)" dedi. Resulullah: "Hayır! ben sadece onun lehine şefaatte bulunuyorum!" deyince, Berire: "Öyleyse ona ihtiyacım yok!" cevabını verdi.
İmam Malik'e ulaştığına göre: "Resulullah (sav)'ın zevce-i pakleri, ümmü'l-mü'minin Hafsa radıyallahu anha, Beni Adiyy'e ait bir cariye olan Zebra'ya -ki bir kölenin nikahı altında idi ve efendisi azad etmişti - haber salıp yanına çağırttı ve dedi ki: [Şimdi sen, zevcin sana temas etmedikçe muhayyersin.] Eğer sükut edersen, muhayyerliğin kalmaz." Böyle bir hakkın varlığını öğrenen kadın derhal: "O boştur, yine boştur, yine boştur" diyerek kocasını üç talakla boşadı."
Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.
Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.