1.

Ravi: Said İbnu'l-As

Said İbnu'l-As (ra) hazretleri İbnu Ömer (ra)'den naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'min, haram kana bulaşmadıkça dininde genişlik içindedir." Said İbnu'l-As der ki: "İbnu Ömer (ra) (Resulullah'ın sözünden sonra şunu) söylediler: "Kişi, nefsini bulaştırdığı taktirde, kurtuluşu olmayan çok ciddi amellerden biri, haksız yere haram kan dökmesidir."

Buhari, Diyat 1
2.

Ravi: Muaviye İbnu Ebi Süfyan

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her günahı Allah'ın mağfiret buyurması muhtemeldir. Ancak bilerek mü'mini öldüren veya kafir olarak ölen kimse hariç..."

Nesai, Tahrim 1, (7,81)
3.

Ravi: Büreyde

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minin öldürülmesi, Allah katında dünyanın zevalinden daha büyük (bir hadise)dir."

Nesai, Tahrim 2, (7, 83)
4.

Ravi: Ebu'l-Hakem el-Beceli

Ebu Hüreyre ve Ebu Said (ra)'i dinledim. Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini müzakere ediyorlardı: "Eğer sema ve arz ehli bir mü'minin kanını (haksız yere dökmede) iştirak etselerdi, Allah her ikisini birden cehenneme atardı."

6.

Ravi: İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) buyurdular ki; "Yeryüzünde haksız yere öldürülen bir insan yoktur ki katilin günahından bir misli Hz. Adem'in ilk oğluna (Kabil'e) gitmemiş olsun. Çünkü o, haksız öldürme yolunu ilk açandır."

Buhari, Diyat 2, Enbiya 1, İ'tisam 15 Müslim, Kasame 27, (1677) Tirmizi, İlm 14, (2675) sahih Nesai, Ta
7.

Ravi: İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Kıyamet günü) bir adam bir başkasının elinden tutmuş olarak gelir ve: "Ey Rabbim! Bu, beni öldürdü!" der. Aziz ve celil olan Allah da: "Onu niye öldürdün?" diye sorar. Adam: "İzzet senin için olsun diye öldürdüm!" der. Rab Teala: "İzzet benim içindir!" buyurur. Bir başka adam da bir başkasının elinden tutmuş olarak gelir ve: "Ey Rabbim! Bu, beni öldürdü!" der. Aziz ve Celil olan Allah: "Onu niye öldürdün?" diye sorar. Adam: "İzzet falancanın olsun diye öldürdüm!" der. Rab Teala: "İzzet falancanın değildir!" buyurur. Adam (öbürünün) günahıyla döner."

Nesai, Tahrim 2, (7,84)
8.

Ravi: Mikdad İbnu'l-Esved

Anlattığına göre şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Ben küffardan bir adama rastlasam ve aramızda mukatele çıksa. O kılıcıyla vurup elimin birini kesip atsa. Sonra adam (sıkışıp) bana karşı bir ağaca sığınsa ve: "Allah için Müslüman oldum!" dese, bu sözünden sonra ben onu öldürebilir miyim?" Resulullah (sav): "Hayır! Sakın onu öldürme" buyurdu. Ben ısrar ettim: "Ama ey Allah'ın Resulü! O benim bir elimi kesti ve sonra Müslüman olduğunu söyledi" dedim. Resulullah (sav): "Hayır! Sakın onu öldürme, eğer öldürürsen, o adam, sen onu öldürmezden önceki senin makamındadır ve sen de, onun söylediği kelimeyi söylemezden önceki durumunda olursun!" buyurdular."

Buhari, Diyat 1, Megazi 11 Müslim, İman 165, (95) Ebu Davud, Cihad 104, (2644) sahih
9.

Ravi: Harise İbnu Mudarrib

Resulullah (sav), Furat İbnu Hayyan'ın öldürülmesini emretti. Bu adam Ebu Süfyan'ın casusu ve aynı zamanda Ensar'dan bir zatın halifi (müttefiki) idi. Derken o, Ensar'dan müteşekkil bir halkaya uğradı ve: "Ben Müslümanım!" dedi. Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resulü! Furat İbnu Hayyan "Ben Müslümanım" diyor!" denildi. Resulullah (sav) da: "Sizden bir kısım erkekler var. Kendilerini (dilleriyle itiraf ettikleri) imanlarına havale ediyor (söylediklerini tasdik ediyor)uz. İşte onlardan biri de Furat İbnu Hayyan'dır" buyurdular.

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.