1.

Ravi: Abis İbnu Rebia

Ben Hz. Ömer (ra)'i Haceru'l-Esved'i öperken gördüm. Onu hem öptü, hem de: "Biliyorum ki sen bir taşsın, ne bir faydan ne de zararın vardır. Ben Resulullah (sav)'ı seni öper görmeseydim, seni asla öpmezdim" dedi."

Buhari, Hacc 50, 57, 60 Müslim, Hacc, 248, 120 Muvatta, Hacc 36, (1367) Tirmizi, Hacc 37, (860) sahih
2.

Ravi: İbnu Ömer

Ben Resulullah (sav)'ı Kabe'den sadece iki rüknü öperken gördüm, bunlar da iki rükn-i Yemani'dir.

Buhari, Hacc 59 Müslim, Hacc 242, (1267) Ebu Davud, Menasik 48, (1874) sahih Nesai, Hacc 156, (5, 231-2
3.

Ravi: İbnu Ömer

Ben, şu iki Yemani rükne ve Haceru'l-Esved'e Resulullah'ın istil^m ettiğini göreliden beri rahat halde de olsam, sıkışık halde de olsam istilamda bulunmayı hiç terketmedim.

Buhari, Hacc 60 Müslim, Hacc 245, (1268)(54)
4.

Ravi: Nafi'

Ben İbnu Ömer (ra)'i (tavaf yaparken gördüm. Haceru'l-Esved'i) eliyle istilam ediyor, sonra da elini öpüyürdu.

Buhari, Hacc 60 Müslim, Hacc 246, (1268)
5.

Ravi: İbnu Ömer

Resulullah (sav), (tavafın) her şavtında rükn-i Yemani ve Haceru'l-Esved'i istilam etmeyi terketmezdi.

Ebu Davud, Menasik 48, (1876) hasen Nesai, Hacc 156, (5, 231)
6.

Ravi: İbnu Ömer

Bir adam İbnu Ömer (ra)'e Haceru'l-Esved'i istilam etme hususunda sormuştu. Şu cevabı aldı: "Ben, Resulullah (sav)'ın onu hem istilam eder, hem de öper gördüm." Adam tekrar sordu: "Pekala, sıkışacak olsam, bana galebe çalacak olsalar, (ne yapayım)?" İbnu Ömer (ra) kızgın bir eda ile: "Soruşu Yemenide batasıca, Resulullah (sav)'ı onu hem istilam eder, hem öper gördüm."

Buhari, Hacc 60 Nesai, Hacc 155, (5,231)
7.

Ravi: Amr İbnu Şuayb

Amr İbnu Şuayb babası tarikiyle bildiriyor: "Abdullah'la -ki babasıdır- tavafta bulundum. Kabe'nin arka kısmına gelince: "istiazede (sığınmada) bulunmuyor musun?" dedim. "Ateşten, Allah'a sığınırım!" dedi ve yürüdü. Haceru'l-Esved'e kadar gelip istilamda bulundu. Rükn ile kapı arasında (Mültezem'de) durarak göğsünü, yüzünü, kollarını ve avuçlarını şöyle yamadı -onları iyice açarak gösterdi- ve sonra: "İşte Resulullah'ı aynen böyle yaparken gördüm!" dedi."

8.

Ravi: Ebu't-Tufeyl

Ben Hz. İbnu Abbas ve Hz. Muaviye (ra) ile birlikte idim. Muaviye (ra) hazretleri her rükne uğradıkça istilamda bulunuyordu, İbnu Abbas (ra) kendisine: "Resulullah (sav) sadece Haceru'l-Esved ve Rüknu'l-Yemani'den başka yeri istilam etmezdi" dedi. Hz. Muaviye şu cevabı verdi: "Beytullah'tan hiçbir şey ihmal edilmez." İbnu'z-Zübeyr bütün rükünlere (köşelere) istilamda bulunurdu.

Buhari, Hacc 59 Müslim, Hacc 247, (1269) Tirmizi, Hacc 35, (868)
9.

Ravi: Hanzala İbnu Ebi Süfyan İbni Abdirrahman

Tavus merhumu (tavaf yaparken) gördüm. Rükne gelince (Haceru'l-Esved) üzerinde izdiham bulursa sıkışıklık yapmaz, geçer giderdi; boş ve müsait bulursa üç sefer öperdi. Sonra şunu söyledi: "Ben İbnu Abbas (ra)'ı aynen böyle yaparken gördüm." İbnu Abbas da: "Hz. Ömer (ra)'i aynen böyle yaparken gördüm" dedi. Hz. Ömer (ra) de: "Ben Resulullah (sav)'ı böyle yaparken gördüm" dedi.

Nesai, Hacc 148, (5, 227)
10.

Ravi: Urve İbnu'z-Zübeyr

Resulullah (sav) İbnu Avf (ra)'a: "Ey Ebu Muhammed! Rüknü'l-Esved'i nasıl istilam ettin?" diye sordu. İstilam ettim ve bıraktım!" deyince, Resulullah (sav): "Doğru yapmışsın" dedi.

Muvatta, Hacc 113, (1, 366)
11.

Ravi: İbnu Ömer

Kendisine Hz. Aişe (ra)'nin: "Hicr'ın bir kısmı Beytullah'tan değildir" dediği haber verilince şunu söyledi: "Allah'a kasem olsun, şayet Aişe bunu Resulullah (sav)'tan işitmiş ise, kanaatim o ki, Resulullah (sav) şu iki rüknün istilamını, bunlar Beyt'in temelleri üzerinde olmadıkları için terketmiş olmalıdır. Keza halk da bu sebeple tavafı Hıcr'ın gerisinden yapmaktadır."

12.

Ravi: Ubeyd İbnu Umeyr

İbnu Ömer (ra) iki rükne geldiği zaman (öpmek için) bunlar üzerine abanır, sıkışıklık yapardı. Kendisine: "Ey Ebu Abdirrahman," dedim, "sen Resulullah'ın diğer ashabının hiçbirinde görmediğim şekilde bu rükünlere abanıp sıkışıklık yapıyorsun (sebebi nedir)?" Bana şu cevabı verdi: "Ben böyle yapıyorsam, Resulullah (sav)'dan şunu işittiğim içindir: "Bu iki rüknü meshetmek günahlara kefarettir." Keza Resulullah (sav)'dan şunu da işittim: "Kim şu Beytullah'ı bir hafta boyu tavaf eder ve sayarsa bir köle azad etmek gibidir." Keza şunu da söylediğini işittim: "Kişi tavaf için bir ayağını koyup diğerini kaldırdıkça her adımı sebebiyle Allah onun bir hatasını siler ve bir sevap yazar."

Tirmizi, Hacc 111, (959) sahih Nesai, Hacc 134, (5, 221)
13.

Ravi: Abdullah İbnu Abbas

Mültezem, rükn ile kapı arasıdır.

Muvatta, Hacc 81, (1, 424)
14.

Ravi: Abdurrahman İbnu Avf

Bir adamın şöyle söylediğini işittim: "Resulullah (sav) Ömer İbnu'l-Hattab (ra)'a: "Ey Ebu Hafs, sende fazla kuvvet var. (Haceru'l'Esved'i öpeceğim diye) zayifa eziyet vermeyesin. Rüknü boş görürsen yanaşarak istilam et, değilse tekbir getirip geç" dedi. Sonra adam şunu söyledi: "Hz. Ömer (ra)'in bir adama şunu söylediğini işittim: "İnsanlara fazla kuvvetinle eziyet verme." [Rezin'in ilavesidir. Bu rivayeti Şafii hazretleri Müsned'inde (2, 43) kaydetmiştir. Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde, hadisi bizzat Hz. Ömer rivayet eder (1, 23)]

Rezin
15.

Ravi: Nafi'

İbnu Ömer (ra) her yedide iki rek'at namaz kılardı.

Buhari, Hacc 69 Muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir
16.

Ravi: Urve

İbnu'z-Zübeyr (ra) yedilerin arasını birleştirir ve yürüyüşü hızlandırırdı ve Hz. Aişe (ra)'nin de böyle yaptığını söylerdi. Ancak en sonda her yedi için iki rekat (tavaf) namazı kılardı." [Rezin'in ilavesidir.]

Rezin
17.

İbnu Zübeyr (ra)'in "Fecirden sonra tavafta bulunduğu, iki rek'at namaz kıldığı, tavaf edince hızlı yürüdüğü" belirtilir." [Rezin ilavesidir,]

Rezin
18.

Hz. Aişe (ra)'ye hizmet eden bir kadının rivayetine göre: "Hz. Aişe (ra) kendisiyle birlikte kesintisiz, yedili dört tavaf yapmış, her bir yedinin ardından kılınması gereken iki rekatlık tavaf namazlarını en sonda ard arda kılmıştır. Hz. Aişe (ra) ilaveten demiştir ki: "Her bir şavtın sonunda rükn-ü istilam müstehabdır." [Rezin ilavesidir.]

Rezin
19.

Ravi: Abdurrahman İbnu Abdi'l-Kari

Ömer İbnu'l Hattab (ra) ile, sabah namazından sonra tavaf ettik. Hz. Ömer tavafı tamamlayınca güneşe baktı ve (doğduğunu) göremedi. Devesine binip Zu-Tava nam mevkiye kadar geldi. Orada devesini durdurarak iki rek'at (tavaf sünnetini) kıldı."

Muvatta, Hacc 38, (1, 369)
20.

Ravi: İsmail İbnu Ümeyye

Zühri'ye, "Ata: "Farz namaz, iki rek'atlik tavaf namazının yerini de tutar" diyor, (ne dersiniz)?" dedim. Şu cevabı verdi: "Sünnete uymak daha iyidir. Resulullah (sav) yedi şavtlık bir tavaf yaptı. Mutlaka onun için iki rek'atlik bir tavaf namazı kılmıştır."

Buhari, Hacc 69
21.

Ravi: Cabir

Resulullah (sav), iki rek'atlik tavaf namazında iki ihlas süresini yani: Kul ya eyyuhe'l-kafirun ve Kul hüvallahü ehad sürelerini okudu.

22.

Ravi: Cabir

Resulullah (sav) Safa'dan indiği zaman normal yürürdü. Ayakları vadinin tabanına değince de koşardı. Koşması vadi tabanının bitimine kadar devam ederdi.

Muvatta, Hacc 42, (1, 374) Nesai, Hacc 178, (5, 243)
23.

Ravi: Cabir

Resulullah (sav)'ı Mescid-i Haram'dan çıkıp Safa'ya yönelirken: "Allah'ın başladığı ile başlayalım" deyip (sa'ye) Safa'dan başladığını gördüm." (Rezin, Ebu Hüreyre (ra)'den naklen şu ilavede bulundu: "Resulullah (sav), Safa'ya çıkınca oradan Beytullah'a baktı, ellerini kaldırıp dilediği şekilde Allah'ı zikretmeye koyuldu.")

Muvatta, Hacc 42, (5, 374) Tirmizi, Hacc 38, (862) sahih Nesai, Hacc, 163 (5/235), 168 (5/237)
24.

Ravi: İbnu Abbas

Safa ile Merve arasında, vadinin dibinde koşmak sünnet değildir. Burada cahiliye ehli koşar ve şöyle derdi: "Batha'yı (vadinin dibini) biz ancak koşarak geçeriz."

Buhari, Menakıbu'l-Ensar 26
25.

Ravi: Safiyye Bintu Şeybe

Bir kadın dedi ki, Resulullah (sav)'ı Safa ve Merve tepeleri arasındaki vadinin dibinde "Vadi ancak koşularak katedilir" diyerek yürürken gördüm.

Nesai, Hacc 177, (5, 242) İbnu Mace, Menasik 43, (2987) sahih
26.

Ravi: Zühri

İbnu Ömer (ra)'e sordular: "Sen Resulullah (sav)'ı Safa ile Merve arasında remel yaparken (hızlı koşarken) gördün mü?" "Evet," dedi, "insanlardan bir cemaatle birlikteydi. Hep birlikte koşuyorlardı. Ben onları onun koşusuyla koşuyor görüyordum."

Nesai, Hacc, 175, (5, 242)

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.