1.

Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri

Resulullah (sa)'dan anlatıyor: "Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız" derler."

2.

Ravi: Sufyan İbnu Abdillah

Ey Allah'ın Resulü dedim, "uyacağım bir amel tavsiye et bana!" Şu cevabı verdi: "Rabbim Allah'tır de, sonra doğru ol!" "Ey Allah'ın Resulü" dedim tekrar, "Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu.

3.

Ravi: Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun." [Tirmizi'nin İbnu Ömer (ra)'den yaptığı diğer bir rivayette, Resulullah: "Kim susarsa kurtulur" buyurmuştur.]

4.

Ravi: Ali İbnu'l-Huseyn

Ali İbnu'l-Huseyn, Ebu Hureyre (ra)'den naklediyor: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kişinin malayani şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir."

Tirmizi, Zühd 11, (2318, 2319) ihtilafli Muvatta, Husnu'l-Hulk 3, (2, 903)
5.

Ravi: Enes

Bir adam ölmüştü, diğer biri, Resulullah (sa)'ın işiteceği şekilde onun için şöyle söyledi: "Cennet mübarek olsun!" Resulullah (sa) sordu: "Nereden biliyorsun? Belki de o malayani konuştu veya kendisini zengin kılmayacak bir miktarda cimrilik etti!"

6.

Ravi: Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kul (bazan), Allah'ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) Allah'ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar."

Buhari, Rikak 23 Müslim, Zühd 49, (2988) Muvatta, 4, (985) Tirmizi, Zühd 10, (2315) hasen
7.

Ravi: Kays İbnu Ebi Hazım

Hz. Ebu Bekr (ra), Zeyneb adında Ahmesli bir kadının yanına girmişti. Onun için hiç konuşmadığını gördü: "Nesi var, niye konuşmuyor?" diye sordu. Oradakiler: "Hiç konuşmadan hacc yapıyor!" dediler. Hz. Ebu Bekr kadına: "Konuş. Zira bu yaptığın helal değil, bu cahiliye işidir" dedi. Kadın da konuşmaya başladı. Önce: "Sen kimsin?" diye sordu. Hz. Ebu Bekir: "Muhacirlerden biriyim!" dedi. "Hangi muhacirlerdensin?" "Kureyş'ten." "Kureyş'ten kimlerdensin." "Oo! Sen çok soru sordun! Ben Ebu Bekr'im." "Allah'ın cahiliyeden sonra bize lütfettiği bu güzel din üzerine ne kadar baki kalacağız?" "İmamlarınız müstakim (doğru yolda) olduğu müddetçe bakisiniz." "İmamlar ne demek?" "Kavmindeki reisler ve eşraflar var ya, halka emrederler, halk da onlara itaat eder?" "Evet!" "İşte onlar imamlardır."

Buhari, Menakıbu-l Ensar 26
9.

Ravi: Ümmü Habibe

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ademoğlunun, emr-i bi'l-ma'ruf veya nehy-i ani'l-münker veya Allah Teala hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir."

10.

Ravi: İbnu Amr İbni'l As

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, insanlardan, sığırların dilleriyle toplamaları gibi, dilleriyle toplayan belagat sahiplerine buğzeder."

11.

Ravi: Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim, insanların kalbini çelmek için kelamın kullanılışını öğrenirse, Allah kıyamet günü, ondan ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez!"

12.

Ravi: İbnu Mesud

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kelamda ileri gidenler helak oldular! Kelamda ileri gidenler helak oldular! Kelamda ileri gidenler helak oldular!"

Müslim, İlm 7, (2670) Ebu Davud, Sünnet 6, (4609) sahih
13.

Ravi: İbnu Ömer

Meşrık cihetinden iki adam geldi ve bir hitabede bulundular. Onların beyanlarındaki güzellik herkesin hoşuna gitti. Bunun üzerine Resulullah (sa): "Beyanda mutlaka bir sihir var!" buyurdular.

14.

Ravi: Ebu Ümame

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ben, haklı bile olsa münakaşayı terkeden kimseye cennetin kenarında bir köşkü garanti ediyorum. Şaka bile olsa yalanı terkedene de cennetin ortasında bir köşkü, ahlakı güzel olana da cennetin en üstünde bir köşkü garanti ediyorum."

15.

Ravi: İbnu Abbas

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Sana günah olarak, husumeti devam ettirmen yeterlidir (çünkü bu, gıybete kapı açar)."

16.

Ravi: Ebu Bekre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Sizden kimse: "Ramazan'ın tamamında (namaza) kalktım, tamamında orucumu tuttum" demesin." [Hadisi Ebu Bekre'den rivayet eden Hasan Basri der ki): "Bilemiyorum, Aleyhissalatu vesselam bu sözüyle kişinin nefsini tezkiye etmiş olmasını mı mekruh addetti veya "uyumak da lazım yatmak da" mı de(mek iste)di?"]

Ebu Davud, Savm 47, (2415) zayif Nesai, Sıyam 6, (4, 130)
17.

Ravi: Sehl İbnu Hanif

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Sakın biriniz: "Nefsim pis oldu!" demesin, aksine: "Nefsim kötü oldu" desin."

Buhari, Edeb 100 Müslim, Elfaz 17, (2251) Ebu Davud, Edeb 84, (4978) sahih
18.

İmam Malik'e Yahya İbnu Said'den ulaştığına göre "Hz. İsa yolda bir domuza rastlar. Ona: "Selametle yoldan çekil!" der. Yanında bulunanlar: "Bunu şu domuz için mi söylüyorsun.?" diye sorarlar. (O ise domuz kelimesini diliyle telaffuz etmekten çekindiğini ifade eder ve): "Ben, dilimin çirkin şeyi söylemeye alışmasından korkuyorum!" cevabını verir."

Muvatta, Kelam 4, (2, 985)
19.

Ravi: Aişe

Resulullah (sa) bir adamdan kendisine menfi bir söz ulaştığı vakit: "Falan niye böyle söylemiş?" demezdi. Fakat: "İnsanlara ne oluyor da şöyle şöyle söylüyorlar?" derdi.

20.

Ravi: İbnu Ömer

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Allah'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah'a en uzak olanı kalbi katı olanlardır."

21.

Ravi: Ebu Malik el-Eş'ari

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ümmetimde dört şey vardır, cahiliye işlerindendir, bunları terketmeyeceklerdir: 1-Haseble iftihar, 2-Nesebi sebebiyle insanlara ta'n, 3-Yıldızlardan yağmur bekleme, 4-(Ölenin ardından) matem!" Resulullah sözlerine şöyle devam etti: "Matemci kadın, şayet tevbe etmeden ölecek olursa, kıyamet günü üzerinde katrandan bir elbise, uyuzlu bir gömlek olduğu halde (kabrinden) kaldırılır."

Müslim, Cenaiz 9, (934)
22.

Ravi: Aişe

Bir adam, Resulullah (sa)'ın huzuruna girmek için izin istemişti. Aleyhissalatu vesselam: "Bir aşiretin kardeşi ne kötü!" buyurdu. Ama adam girince ona iyi davrandı, yumuşak sözle hitap etti. Adam gidince: "Ey Allah'ın Resulü! Adamın sesini işitince şöyle şöyle söyledin. Sonra yüzüne karşı mültefit oldun, iyi davrandın" dedim. Şu cevabı verdi: "Ey Aişe! Beni ne zaman kaba buldun? Kıyamet günü, Allah Teala hazretlerinin yanında mevkice insanların en kötüsü, kabalığından korkarak halkın kendini terkettiği kimsedir."

Buhari, Edeb 38, 48 Müslim, Birr 73, (2591) Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 4, (2, 903, 904) Ebu Davud, Ede
23.

Ravi: İbnu Hatim

Resulullah (sa)'ın yanında bir adam bir hitabede bulundu ve dedi ki: "Kim Allah ve Resulü'ne itaat ederse doğru yolu bulmuştur, kim de o ikisine isyan ederse doğru yoldan sapmıştır." Resulullah (sa): "Sen ne kötü hatipsin. Şöyle söyle: "...Kim Allah ve Resulüne isyan ederse..." buyurdular.

Müslim, Cum'a 48, (870) Ebu Davud, Edeb 85, (4981), Salat 229, (1099) sahih Nesai, Nikah 40, (6, 90)
24.

Ravi: Huzeyfe

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Allah'ın istediği ve falanın istediği" demeyin, lakin şöyle deyin: "Allah'ın istediği , sonra da falanın istediği."

25.

Ravi: Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Bir kimsenin "İnsanlar helak oldu!" dediğini duyarsanız, bilin ki o, kendisi, herkesten çok helak olandır."

Müslim, Birr 139, (2623) Muvatta, Kelam 2, (2, 989) Ebu Davud, Edeb 85, (4983) sahih
26.

Ravi: Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama, sabah olunca o: "Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah'ın örtüsünü açar. İşte bu, günah, aleni işlemenin bir çeşididir."

Buhari, Edeb 60 Müslim, Zühd 52, (2990)
27.

Ravi: Avf İbn Malik

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Halka kıssa (mevize, nasihat) anlatma işini emir veya (emirin tayin edeceği) memur veya tekebbür sahibi yapar."

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.