Ravi: Ebu Hüreyre
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Erkek, kadının dört uzvu arasına çöker ve kadına mübaşeret ederse gusül vacib olur." Bir rivayette de şu ziyade var: "...İnzal olmasa bile."
57 rivayet
Ravi: Ebu Hüreyre
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Erkek, kadının dört uzvu arasına çöker ve kadına mübaşeret ederse gusül vacib olur." Bir rivayette de şu ziyade var: "...İnzal olmasa bile."
Ravi: Aişe
Hitan, hitanı geçince gusül vacib olur, ben ve Resulullah böyle yaptık ve yıkandık" denmiştir.
Ravi: Ebu Said
Resulullah (sav) Ensar'dan birine adam göndererek, yanına çağırttı. Ensari başından sular damlaya damlaya geldi. Aleyhissalatu vesselam: "Herhalde sana acele ettirdik?" buyurdu. Ensari: "Evet ey Allah'ın resulü!" deyince: "Acele ettirilir ve inzal olmazsan gusletmen gerekmez. Sadece abdest gerekir" buyurdular.
Müslim'in bir diğer rivayetinde: "Resulullah (sav): "Suyu (yıkanmayı), su (meninin gelmesi) gerektirir" buyurdu" denmiştir.
Ravi: Ebu Eyyub
Resulullah: "Su, sudan dolayıdır" buyurmuştur.
Ravi: Übeyy İbnu Ka'b
Su, sudan gerekir" hükmü İslam'ın bidayetinde bir ruhsattı. Sonra bundan nehyedildi." Übeyy ilaveten der ki: "Su, sudan gerekir" hükmü ihtilam hakkında muteberdir."
Ravi: Aişe
Resulullah'a, "bir kimse elbisesinde ıslaklık bulsa, ancak ihtilam olduğunu hatırlamasa (yıkanması gerekir mi?)" diye sorulmuştu. "Evet, yıkanmalıdır!" diye cevap verdi. Sonra, ihtilam olduğunu görüp de, yaşlık göremeyen kimseden soruldu: "Ona gusül gerekmez" dedi. Ümmü Süleym (ra) sordu: "Bunu kadın görecek olursa, kadına gusül gerekir mi?" Buna da: "Evet! kadınlar, erkeklerin emsalleridir!" diye cevap verdi.
Ravi: Aişe
Ümmü Süleym (ra) Resulullah (sav)'a: "Rüyasında, erkeğin gördüğünü gören kadın hakkında sorarak, gusül gerekip gerekmeyeceğini öğrenmek istedi. Aleyhissalatu vesselam: "Evet!, suyu görürse!" cevabını verdi. Aişe (ra) [Ümmü Süleym'e yönelip:] "Allah hayrını versin(neler söylüyorsun)? diye ayıpladı. Resulullah (sav) [Aişe'ye yönelerek]: "Ey Aişe, bırak onu, (dilediğini sorsun!) öyle olmasa (çocuklarda anne tarafına) benzerlik olur mu? Kadının suyu erkeğin suyuna üstün gelirse, çocuk dayılarına benzer; erkeğin suyu kadınınkine üstün gelirse, çocuk amcalarına benzer" buyurdular.
Ravi: Aişe
Müslim'in bir diğer rivayetinde şu ziyade var: ".. Erkeğin suyu koyu ve beyazdır. Kadının suyu sarı ve akışkandır. Bunlardan hangisi üstün olur veya öne geçerse benzerlik hasıl olur."
Ravi: Ebu Hüreyre
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir kılın dibinde cünüblük vardır. Saçları yıkayın, deriyi paklayın."
Ravi: Ali
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, yıkamadan tek bir saç kılının dibini kuru bırakırsa, ateşte nice nice azablara duçar olacaktır." Hz. Ali (ra) der ki: "Bu(nu işitmem) sebebiyle başıma düşman oldum. Bu sebeple başıma düşman oldum. Bu sebeple başıma düşman oldum." (Nitekim Hz. Ali saçlarını keserdi.)
Ravi: Sevban
Resulullah (sav)'a cenabetten temizlenmek hususunda sorulmuştu. Buyurdular ki: "Erkek ise, saçını açsın ve su kılların dibine varıncaya kadar yıkasın. Kadın ise, saçını(n örgüsünü) açmamasının ona bir zararı yok. Başına elleriyle üç kere su avuçlayıp döksün."
Ravi: Aişe
Resulullah (sav) cenabetten gusledince önce ellerini yıkamaktan başlardı, sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya batırır, onlarla saç diplerim hilallerdi. Deriyi ıslattığı kanaati hasıl olunca tepesinden üç kere su dökerdi. Sonra da bedeninin geri kalan kısımlarını yıkardı. En sonra da ayaklarını yıkardı.
Ravi: Aişe
Bir diğer rivayette: "...Suya sokmazdan önce ellerini yıkayarak başlardı" denmiştir.
Ravi: Aişe
Bir başka rivayette: "Sağ elini yıkayarak başlar, onun üzerine su döker, sonra sağ eliyle vücudundaki ezanın üzerine su döker, sol eliyle de onu yıkardı..." denmiştir. (Bu Sahiheyn'in lafzıdır.)
Ravi: Aişe
Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (ra) der ki: "Resulullah (sav), başı üzerine üç kere su dökerdi. Biz ise, örmelerimiz sebebiyle beş kere dökerdik."
Ravi: Aişe
Sahiheyn'in bir rivayetinde şöyle denir: "Resulullah (sav), cenabetten yıkandığı zaman (süt sağılan kab gibi) bir kab(ta su) isterdi. Onu eliyle tutar, başının sağ tarafını yıkayarak başlar, sonra da sol kısmını yıkardı. Sonra iki avucuyla su alır, onlarla başına dökerdi."
Ravi: Aişe
Buhari'nin diğer bir rivayetinde (Hz.Aişe) şöyle demiştir: "(Resulullah'ın zevcelerinden) birimiz cenabet olduğu vakit, eliyle üç kere başının üzerine su döker, sonra eliyle üç kere sağ tarafına su döker, diğer eliyle de sol tarafına dökerdi."
Ravi: Meymüne
Resulullah (sav) cenabetten yıkanırken ben O'na perde oldum, (şöyle yıkanmıştı): Önce ellerini yıkadı. Sonra sağ eliyle (kaptan) solu üzerine su dökerek fercini ve (meniden) bulaşanları yıkadı. Sonra elini duvara -veya yere- sürdü. Sonra namaz abdesti gibi abdest aldı. Ancak ayaklarını yıkamayı terketti. Sonra üzerine su döktü. Sonra ayaklarını çekip yıkadı. Aleyhissalatu vesselamın cenabetten guslü işte böyledir.
Ravi: İbnu Ömer
(Babam) Ömer (ra) Resulullah (sav)'a, cenabetten nasıl yıkanacağını sordu. Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "(Kişi) sağ eli üzerine su dökerek başlar, iki veya üç kere döker (ve ovalayıp yıkar). Sonra sağ elini kaba sokar (avuçladığı suyu) ferci üzerine boşaltır, bu sırada sol eli ferci üzerindedir. Dökülen su ile aralarındaki (meni bulaşığı)nı temizleninceye kadar yıkar. Sonra isterse elini toprağa koyar, sonra sol eli üzerine, temizleninceye kadar su döker. Sonra üç kere ellerini yıkar. İstinşakta bulunur (burnuna su çekip yıkar). Mazmaza yapar (ağzına su alıp yıkar). Yüzünü ve kollarını üçer kere yıkar. Başına sıra gelince meshetmez, suyu döker (ve bedeninin geri kalan kısmını yıkar)."
Ravi: Ümmü Seleme
(Bir gün) "ey Allah'ın Resulü!" dedim. "Ben çok örgüsü olan bir kadınım. Hayız ve cenabetten yıkanırken örgüleri çözeyim mi?" "Hayır!" buyurdular, başının üzerine, ellerine üç kere su avuçlayıp dökmen, sonrada bedenine su döküp yıkanman sana yeterlidir."
Ravi: Ubeyd İbnu Umayr el-Leysi
Hz. Aişe (ra)'ye, Abdullah İbnu Ömer'in, kadınlara yıkandıkları zaman örgülerini açmalarını emrettiği haberi ulaşmıştı, şöyle dedi: "İbnu Ömer'e hayret doğrusu! Kadınlara başlarını çözmelerini emrediyormuş, bir de traş olmalarını emretmiyor mu? Ben ve Resulullah (sav) aynı kaptan (beraberce) yıkanırdık. Ben, başıma üç kere su dökmekten başka birşey yapmazdım (da Resulullah müdahale edip "örgülerini de çöz" demezdi)."
Ravi: Katade
Hz. Enes (ra)'in bize anlattığına göre, Resulullah (sav)'ın tek bir gusülle bütün hanımlarını dolaştığı olmuştur.
Ravi: Ebu Rafi
Resulullah (sav), bir gün bütün hanımlarına uğradı. Her birisinin yanında ayrı ayrı yıkandı. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "en sonunda bir kere yıkansanız olmaz mı?" "(Olmasına olur, ancak) böyle yapmak daha temiz daha hoş ve daha paktır!" buyurdular.
Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz ehline temas eder sonra tekrar etmek dilerse ikisi arasında abdest alsın."
Ravi: Aişe
Resulullah (sav) yıkanır, (sabahtan önce) iki rekat namazla sabah namazını kılardı. Gusülden sonra Aleyhissalatu vesselam'ın bir de abdest aldığını zannetmiyorum.
Ravi: Aişe
Ben ve Resulullah (sav), farak denen tek bir kaptan beraber guslederdik. Süfyan der ki: "Bir farak üç sa'dır."
Ravi: Ebu Seleme
Hz. Aişe (ra)'nin yanına girmiştim. Yanımda Hz. Aişe'nin süt kardeşi vardı. Kendisine, Resulullah (sav)'ın cenabetten nasıl yıkandığını sorduk. Bir sa' miktarında bir kap getirtti ve onunla yıkandı. Aişe ile aramızda bir perde vardı. (Yıkanırken) üzerine üç kere su döktü ve dedi ki: "Resulullah (sav)'ın zevceleri, saçları kulak memesi civarında olması için saçlarının başlarını alırlardı.
Ravi: Muhammed el-Bakır
Hz. Cabir (ra)'in yanında idik. Yanında gusülden soran bir grup insan vardı. Şöyle cevap verdi: "Bir sa' su sana yeter!" Bir adam: "Bana kafi gelmez" diye itiraz etti. Hz. Cabir: "Ama, saçı senden daha çok ve senden daha hayırlı olan zata yetiyordu!" dedi. Onun burada kasdettiği "hayırlı zat" Resulullah (sav) idi. (İbnu Hacer, bu rivayetin Müslim'de bulunmadığım söyler).
Ravi: Aişe
Ben ve Resulullah (sav) sarıdan mamul bir kaptan su alarak yıkanırdık.
Ravi: Ya'la İbnu Ümeyye
Resulullah (sav) açıkta (izarsız) yıkanan bir adam görmüştür. Derhal minbere çıkarak, Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra: "Allah diridir ve ayıpları örtücüdür, hayayı ve örtünmeyi sever. Öyleyse biriniz yıkanınca örtünsün" buyurdu.
Ravi: Ebu's-Semh
Resulullah (sav)'a hizmet ediyordum. Yıkanmak isteyince: "Bana enseni dön!" derdi. Ben de ensemi dönerdim. Böylece ona perde olurdum.
Ravi: Ümmü Hani Bintu Ebi Talib
(Mekke'nin) Fethi gününde Resulullah (sa}'ın yanına gittim. O'nu yıkanır buldum. Kızı Fatıma da bir giyecekle ona perde yapıyordu.
Ravi: İbnu Abbas
Resulullah (sav) yıkanmıştı. (Kurulanması için) bir havlu getirildi. Onunla kurulanmayıp: "Su(yun) ıslaklığı ile böyle (daha iyi) buyurdular."
Ravi: İbnu Ömer
Namaz elli vakitli, cenabetten gusül de yedi defa idi. Elbiseden sidiğin yıkanması da yedi defa idi. Resulullah (sav) (azaltılmasını Cenab-ı Hakk'tan) taleb ede ede namaz beş'e, cenabetten gusül bire, elbiseden sidiğin temizlemesi bir kereye indirildi.
Ravi: Aişe
Bazen Resulullah (sav) cenabetten yıkanır, sonra (üşümüş olarak gelip) bana sokulup benim ısıtmamı isterdi, ben de 0'nu bağrıma bastınp ısıtıyordum. Bundan dolayı ben ayrıca yıkanmıyordum.
Ravi: Aişe
Resulullah (sav) cenabetten yıkanırken başını hitmi (denen otla) yıkardı. Bununla yetinir, (hitmili su) üzerine ayrıca su dökmezdi.
Ravi: Aişe
Biz Resulullah (sav)'ın beraberinde ihramlı ve ihramsız her iki durumda da bulunduk. Bu esnada saçlarımız yapıştırılmış bulunduğu halde yıkanırdık.
Ravi: Ali
Resulullah (sav), cünüb olmadıkça her halimizde bize Kur'an okutup talim ederdi.
Ravi: Ali
Resulullah (sav) heladan çıkınca Kur'an okur, bizimle et yerdi. Cenabet halinden başka hiçbir şey O'nunla Kur'an arasına perde olmazdı.
Ravi: İbnu Abbas
İbnu Abbas (ra)'dan rivayet edildiğine göre, O cünüb kimsenin Kurban okumasında bir beis görmezdi." [Rezin tahric etmiştir. Buhari bab başlığında muallak olarak kaydetmiştir)
Ravi: Aişe
Resulullah (sav), cünübken uyumak istediği takdirde fercini yıkar ve namaz abdestiyle abdest alırdı.
Müslim'in bir rivayetinde: "...Yemek veya uyumak istediği zaman namaz abdestiyle abdest alırdı" denmiştir.
Ravi: Abdullah İbnu Ebi Kays
Hz. Aişe (ra)'ye Resulullah (sav)'ın vitir namazından sordum..." Hadisi zikreder. Hadiste şu ibare de var: "Hz. Aişe'ye: "Resulullah cünübken ne yapardı, uyumadan önce yıkanır mıydı. Veya yıkanmadan önce uyur muydu?" diye sordum? Bana şu cevabı verdi: "Bunların hepsini yapardı. Bazan yıkanır ve sonra uyurdu, bazan abdest alır ve uyurdu." Bunu işitince: "Bu meselede genişlik koyan Allah'a hamdolsun!" dedim.
Ravi: Gudayf İbnu Haris
Hz. Aişe (ra)'ye sordum:"Resulullah (sav) cenabetten gecenin başında mı yıkanırdı sonunda mı?" "Bazan başında, bazan da sonunda yıkanırdı" dedi. Ben: "Allahu ekber! bu meselede genişlik veren Allah'a hamdolsun." dedim ve tekrar sordum. "Vitir namazını gecenin evvelinde mi kılardı, ahirinde mi?" "Bazan evvelinde bazan ahirinde kılardı" dedi. Ben: "Allahu ekber! Bu meselede genişlik veren Allah'a hamdolsun!" dedim ve tekrar sordum: "Resulullah (sav) Kur'an'ı açıktan mı okurdu sessiz mi okurdu?" "Bazan açıktan okur bazan da sessiz okurdu" dedi. Ben: "Allahu ekber!" dedim. "Bu meselede kolaylık koyan Allah'a hamdolsun!"
Tirmizi ve Ebu Davud'un bir rivayetinde de şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) cünübken uyur ve hiç suya dokunmazdı." Tirmizi der ki: "Hz. Aişe'den, Aleyhissalatu vesselam'ın uyumazdan önce abdest aldığı da rivayet edilmiştir ve bu rivayet en sahih olanıdır."
Nesai'nin bir riveyetinde: "Resulullah (sav) yemek veya içmek istediği zaman ellerini yıkar sonra yer içerdi." denmiştir.
Ravi: İbnu Ömer
Ömer İbnu'l-Hattab (ra), geceleyin cünüb olduğunu, (ne yapması gerektiğini) sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Abdest al, uzvunu yıka, sonra uyu." buyurdular. [Bu metin Sahîheyn'e aittir.]
Ravi: Nafi'
İbnu Ömer (ra), cünübken uyumak veya yemek istediği zaman, yüzünü ve dirseklerine kadar ellerini yıkar, başını mesheder, sonra yer veya uyurdu.
Ravi: Ebu Hüreyre
Resulullah (sav) Medine sokaklarından birinde kendisine rastlamıştır. Ebu Hüreyre bu sırada cünüb olduğu için, Aleyhissalatu vesselam'ın nazarından sıvışarak gidip yıkanır gelir. Gelince Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Hüreyre neredeydin ?" diye sorar. "Ben cunübtüm, pis pis sizinle oturmak istemedim" cevabında bulunur. Aleyhissalatu vesselam: "Sübhanallah! (bilmez misin ki) müslüman pis olmaz!" ferman eder.
Ravi: Huzeyfe İbnu'l'Yeman
Resulullah (sav)'la bir gün karşılaştığımızda cünüb idim, hemen yolumu çevirip gidip yıkandım. Bilahare gelince: "(Böyle sizi görünce alelacele sıvışmamın sebebi) cünüb olmam idi!" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Müslüman (cenabetle) pis olmaz ki!" buyurdular.
Nesai'nin rivayetinde hadis şöyledir: "Resulullah (sav) Ashabından bir erkekle karşılaşınca onu mesheder ve ona dua ediverirdi. Bir gün erken vakitte Aleyhisalatu vesselam'ı (sokakta) gördüm. Hemen yolumu ondan çevirdim. (Eve gidip yıkandıktan sonra) güneş yükselince yanına geldim. Bana: "(Sabahleyin) seni görmüştüm, hemen yolunu benden çevirdin" buyurdular. Ben de açıkladım: "Çünkü ben cünübtüm (bu halde) bana dokunmanızdan korktum." "Şurası muhakkak ki" dedi Aleyhissalatu vesselam, "mü'min necis olmaz."
Ravi: Ebu Hüreyre
Namaza kalkılıp saflar düzlenmişti ki, Resulullah (sav) geldi, namazgahına geçti. O anda cünüb olduğunu hatırladı. Bize: "Yerinizde durun" deyip, hemen ayrılıp yıkanmaya gitti. Gusledip dönünce başından henüz su damlıyordu. Tekbir getirdi, namaza durdu. Beraber namaz kıldık...
Ravi: Ebu Kekre
Resulullah (sav), sabah namazını kıldırmak üzere (mescide) girmişti. Eliyle "Yerinizde durun!" diye işaret buyurdu (ve çıktı). Sonra başından su damladığı halde geri geldi ve cemaate namazlarını kıldırdı.
Ravi: Ebu Kekre
Bir rivayette: "...Namazı tamamlayınca: "Ben de bir insanım. (İlk geldiğimde) cünübtüm" buyurdu" denmiştir.
Ravi: Süleyman İbnu Yesar
Hz. Ömer (ra) halka sabah namazını kıldırdı ve arkadan Cüruf nam mevkideki arazisine gitti. Orada, elbisesinde meni bulaşığı gördü. "Biz" dedi, "yağlı yeyince, damarlarımız gevşedi (bu yüzden ihtilam olduk)." Derhal yıkandı ve elbisesinde gördüğü meni bulaşığını da yıkadı. Sonra, namazını iade etti,"
Ravi: Süleyman İbnu Yesar
Bir başka rivayette "meni" kelimesinden sonra şu ibare yer alır: "Halkın işini üzerime alalıdan beri ihtilam olmaya başladım" dedi. Derhal yıkanıp elbisesinde gördüğü bulaşığı yıkadı. Sonra kuşlukta güneş tam olarak yükselince namazını kıldı."
Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.
Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.