1.

Ravi: Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi)

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hain erkek ve haine kadının, zani erkek ve zaniye kadının, kardeşine kin taşıyan kimsenin şehadeti caiz değildir." [Tirmizi'de Hz. Aişe'den yapılan bir rivayette, haine kelimesinden sonra şu ziyade vardır: "Hadd-i hazfla celde tatbik edilenin, şehadette (yalanı) tecrübe edilmiş olanın, ev halkına hizmet edenin, kendisini nisbet ettiği mevla ve akrabaları hususlarında müttehem olan (gerçek nesebini, gizleyen)in."]

4.

Ravi: Zeyd İbnu Halid

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size şahidlerin en hayırlısını haber vermeyeyim mi: O kendisine taleb edilmezden önce şehadet etmeye gelendir."

Müslim, Akdiye 19, (1719) Muvatta, Akdiye 3, (2, 720) Ebu Davud, Akdiye 13, (3596) sahih Tirmizi, Şehad
5.

Ravi: Huzeyme İbnu Sabit

Resulullah (sav) bir bedeviden bir at satın almıştı. Aleyhissalatu vesselam, onu eve kadar getirivermesini ve orada parasını almasını söyledi. Bu sırada kendisi hızlı hızlı yürüdü; bedevi ise ağır ağır yürüyordu. (Aralarında epeyce bir mesafe hasıl oldu. Bu sırada) bazı kimseler bedeviye gelip at üzerinde pazarlık yapmaya başladılar. Onu Resulullah (sav)'ın satın almış olduğunu kimse bilmiyordu. Bedevi, Aleyhissalatu vesselam'a seslenip: "Şu atı alacaksan al, değilse sattım!" dedi. Resulullah (sav) bedevinin bu sözünü işitince adama yönelip; "Ben onu zaten senden satın aldım ya!" buyurdular. Ama bedevi: "(Bu ne demek?) Vallahi ben onu sana satmadım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Bilakis! Ben onu senden aldım" dedi. Bunun üzerine bedevi: "Bir şahit getir!" demeye başladı. Hemen Huzeyme alınıp: "Ben şehadet ederim, siz onu satın aldınız!" dedi. Aleyhissalatu vesselam, Huzeyme'ye gelerek: "Ne ile şehadet ediyorsun?" diye sordu. Huzeyme: "Sana olan tasdikim ile, Ey Allah'ın Resulü!" dedi. bunun üzerine (sav) Huzeyme'nin şehadetini iki kişinin şehadeti yerine koydu. [Rezin şu ziyadeyi ilave etti: "Bedevi: "Bu, Resulullah mı?" dedi. Ebu Hüreyre kendisine: "Peygamberini tanımaman cahillik olarak sana yeter, Allah Teala Hazretleri doğru söyledi: "Bedeviler küfür ve nifak yönünden daha şiddetli ve Allah'ın Resulü'ne indirdiği emir ve yasakları bilmemeye daha müsaitdirler" (Tevbe 97). Bedevi bunun üzerine atı sattığını itiraf etti."]

Ebu Davud, Akdiye 20, (3607) sahih Nesai, Büyu 91, (7, 302)
6.

Ravi: İbnu Abbas

Şöyle hitab etmiştir: "Ey Müslümanlar! Peygamberiniz (sav)'e indirilen kitap, Allah'ın en yeni kitabı ve içine hiçbir şey karışmamış olduğu halde, onu okuyup durduğunuz halde, nasıl olur da Ehl-i Kitab'a (şeri) birşey sormaktasınız? Halbuki Allah Teala Hazretleri, Ehl-i Kitab'ın Allah'ın kitabını0;ycia, oraz ranga <a href="http://schudniıarýný, sonra da az bir menfaati satýn almak için: "Bu, Allah katýndandýr" dediklerini haber vermektedir. Bilesiniz, size gelen ilim, onlara soru sormanýzý men etmektedir. Hayýr! Vallahi onlardan bir kişinin bile sizen inen kitaptan sizlere bir şey sorduğunu görmüyoruz."

Buhari, İ'tisam 25, Şehadat 29, Tevhid 42
7.

Ravi: Şa'bi

Müslümanlardan birine, Dakuka'da ölüm geldi. Vasiyetine şahidlik edecek hiçbir Müslüman bulamadý. Bunun üzerine Ehl-i Kitap'tan iki kişiyi vasiyetine şahid kýldý. Bunlar Kufe'ye geldiler. Ebu Musa el-Eş'ari'yi bulup durumu haber verdiler. Bunlar ölenin tereke ve vasiyetini beraberlerinde getirmişlerdi. Ebu Musa (ra) onlara: "Bu hadise, Resulullah (sav) devrinden sonra hiç görülmeyen bir hadisedir" dedi. İkindi namazından sonra onlara, ihanet etmedikleri, yalan söylemedikleri, vasiyeti tebdil etmedikleri, gizlemedikleri, değiştirmedikleri, söylediklerinin o adamın vasiyeti, getirdiklerinin de terikesi olduğuna dair yemin ettirdi. Sonra şehadetlerini(n gereğini yerine getirip) uygulamaya koydu.

Tercüme ve şerh Prof. Dr. İbrahim Canan'ın "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi" adlı eserine aittir; telif hakları müellif ve yayıncısındadır. Metin sitemizin kendi arşivinden alınmıştır. Her rivayette kaynak künyesi gösterilir.

Kaynak: İbrahim Canan, "Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Akçağ Yayınları, Ankara.