İnsan olarak yaratılış gayemiz, Allahu Teâlâ’ya yüce dinimizin öğrettiği şekilde iman edip kulluk yapmaktır . Dinimizin bize öğrettiği iman, yalnız bir nazariyeden ibaret değildir. İman, hem dünya, hem de ahiret saadetimizi kazandıran en değerli manevi sermayemizdir. İmanın en önemli özelliği ise, kalbin derinliklerine nüfuz etmesi, insana hem tarifsiz bir güven ve huzur hem de derin bir sorumluluk hissi vermesidir. İman bu özelliği ile şirkin ve putperestliğin kirlettiği kalplere yeniden hayat vermiş, sahabe örneğinde olduğu gibi, mensuplarını cehalet ve vahşetten kurtarmış; sevgi, saygı ve adaletin oluşturduğu İslam medeniyetinin temelini oluşturmuştur.
Yüce Yaratıcı'nın insanlığa gönderdiği son rahmet elçisi, İlahi vahyin tamamlayıcısı peygamberimiz Hz. Muhammed (sas)'in hicri takvime göre dünyayı şereflendirdiği gecede O hasretle yâd ediliyor.
Sevgili Peygamberimiz'in (sas) doğum günü vesilesiyle kutladığımız Mevlid Kandili dolayısıyla bir dua hazırladık. Bu özel gün münasebetiyle okurlarımızın Mevlid Kandili'ni tebrik ederiz...
Yüce Yaratıcı’nın Kuran-ı Kerim’de “yüce bir ahlak üzere” olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği, peygamberlik zincirinin son halkası olan Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutlayageldiğimiz Mevlid Kandili’ni 25 Şubat Perşembe gününü Cuma’ya bağlayan gece idrak edeceğiz.
Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun ki Rasûlullah’da sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 33/21) buyrularak Sevgili Peygamberimizin hayatı bizlere yaşanabilir ‘en güzel örnek’ olarak takdim edilmiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Önümüzdeki Perşembeyi Cuma'ya bağlayan gece "Mevlid Kandili", yani ay takvimine göre Sevgili Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin yıl dönü¬müdür.
Hz. Muhammed (s.a.v), miladi 571 yılında Rebiulevvel aynın 12'nci gecesi Mekke'de dünyaya geldi. Güneş henüz ufku ay-dınlatmadan, âlemler onun nuru ile aydınlandı.
Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz peygamberlik öncesi hayatında kendisini tanıyan herkesin gü¬venini, saygı ve takdirini kazanmıştı. Bu yüzden Mekkeliler ona, daha çocukluk döneminden itibaren "Muhammedü'l-emin" diyorlar; en kıymetli eşyalarını ona emanet ediyorlardı.
İslâm tarihinde birçok önemli olayın cereyan ettiğine inanılan Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz.
Muharrem ayı müslümanların takvim başlangıcı, hicri yılbaşıdır. Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz Mekke’de on üç yıl insanları Allah’a davet etti. Bu daveti kabul etmeyen müşrikler Hz. Peygamber ve müslümanlara büyük acılar çektirdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmelerini emretti. Kendisi de miladi 622 yılında, Hz. Ebubekir ile birlikte Medine’ye doğru yola çıktı. İslâm tarihinde bir dönüm noktası olan bu mukaddes yolculuk daha sonra Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı kabul edilmiş, 1 Muharrem hicri yılbaşı olarak ilan edilmiştir.